^^AKKÖYDEN YÜKSELEN SES^^

_


ANASAYFA

AKKÖYDEN

FIKRALARLATÖRNÜKLÜLER


NOSTALJİ/AKKOYDEN


PORTRELER


YAYLALARIMIZ
   


ZİYARETÇİDEFTERİ   

AKKÖYDEN YÜKSELEN SES


< >

Guncel haber, Forum, ilahi portali 

Türkçe artık bir dünya dili

7. Uluslararası Türkçe OlimpiyatlarıÇ: Azerbaycan Türk Okulu öğrencisi Gülüzar Perocova ve sonunda Ebru GÜNDEŞ ile düet yaptığı "Demir attım yalnızlığa"
Akköyden Yükselen Ses Menü


Muhittin KAYA

Baharın Ardından Gelen Yaz

 



İstanbulun keşmekeşinden uzakta doğu Karadenizin ortasındayım. Gümüşhane İlinin Törnük Köyünde …..

Dedemin babamın annemin ve benim doğup büyüdüğüm, tarlalar, bahçeler eskide kaldı artık. Yinede köyüm bir başka güzel. Şu anda köyümde baharın gelmesiyle doğa ile beraber yüreklerinde yeniden yeşerdiği, kalplerin yeni sevdalar, yeni heyecanlar aradığı aylardır yaz ayları.

Yazın başında açan çiçekler renkleri ile muhteşemdir. En parlak en coşkun , en güzel renkler bu aylarda toplanmıştır. Mor ve sarı renkli avu çiçekleri, gelin gibi beyaz papatyalar kokularıyla ve güzellikleriyle her tarafı doldurup gözlerimizi ve gönüllerimizi her zamankinden daha fazla ferahlatır.

Baharın sonlarında ve yaz başlamada gelen neşeli yayla günleri ... İnsanlar yaylacılık etmek, dinlenmek ve fındıkta çalışmak için enerji toplamaya yaylalara giderler, huzurlu ve eğlenceli yayla günleri başlardı. Heygidi çocukluğumun yayla göçü zamanları. Hayvanlar süslenir hazırlanır, beli püsküllü kuşaklı kadınlar türküler söyleyerek yollara düşer, sabahın ilk ışıklarında başlayan yayla yolculuğu, yemyeşil bir doğada, konakta verilen ilk mola ve kezde hep beraber yapılan yemek arasından sonra yola devam edilir ve yıldırımda son molodan sonra nihayetinde obaları varılır ve ayrı bir telaş, ayrı bir heyecan başlardı.

Sabah erkenden hayvanlar otlaklara bırakılırken yaylalardaki çan sesleri, koyunların melemeleri sanki yumak yumak bembeyaz , koşturan kuzular o ne büyük ne yüce ne kadar huzurlu bir andır. Yeni doğmuş bir kuzunun annesini emeye çalışması, yürümek yerine zıplaması hatırladıkça gözlerim dolu dolu oluyor ve ardından, genç kızların su başı muhabbetleri, anaların çul tezgahları başında toplanıp atışmaları, erkeklerin çayırlarda uzanıp konuşmaları ve yanakları soğuktan ve güneşten yanmış kıpkırmızı olmuş çocuklar, her zaman neşeli çocuklar, top peşinde akşama kadar koşan ve otlaktan gelen hayvanları ağıllara koşturan çocuklar, o günlerin en güzel yanlarından biriydi.

Şu anda dönüp baktığım zaman gözlerimde hüzün ve mutluluk bir arada o günleri anıp eşime ve çocuklarıma anlatıyor ve huzur buluyorum, sizde huzur bulmak ve anılarınızı taze tutmak istiyorsanız tatilinizin bir kısmını anılarınızın gezdiği yerlerde geçirin ve mutlu olun.

Mutluluk ve umut her zaman sizinle olsun

Akköyde Bahar


Son 10 başlık

Akköy ün Evliya Çelebisi
Fatma ve Suat
İsmini Meleklerin Koyduğu Gece
Bir piknik ki dillere destan...
Eski yaylaya yeni ev
CAMİİLER MİNARESİZLER..!
Haber bahane, sırgan şahane..:)
Özkürtün'den çok özel görüntüler...
İsteyince başarıyoruz...[İngerişi Özel]
Yaz geldi.. [Akköy 2009]

Son Yorumlar

  • mutluluklar diliyorum...
    selam millet
    beni neden unuttun
    gök mavi,yer yeşil,diyar AKKÖY
    lkm
    Keşfedilmeyi bekleyen AKKÖY...:)
    Erir dağların karı...
    meryem güner (kaya)
    resim
    OKULLU / DENIZ@TELENET.BE ADNAN
  • Bağlantılar;

    * ANA SAYFA
    * Profilim
    * Arşiv
    * Arkadaşlarım
    * Akköy Barajı
    * Bir Efsanedir Akköy
    * Törnük.Com
    * Kürtünlüler.Com
    * Kürtün.Net
    * AKKÖY'Ü TANIYALIM
    * ZiYaReTÇi DeFTeRi
    * Akköyden Yükselen Ses-2
    * Günyüzüm.Com
    * Yaşayan İslam
    * Anne babalar okuyun lütfen..
    * Akköylüyüz.Biz
    * Dünya tuzaktır, yemi de istek..
    * Söğüteli Köyü

    Kategoriler

  • AKKoYDeN_
  • FIKRALARLA TORNUKLULAR_
  • Guncel__
  • Haberler_
  • NOSTALJi_AKKOYDEN
  • PORTRELER
  • Sair Tornukluler_
  • ViDEOLAR
  • YaYLaLaRDaN _


  • "Yaydan fırlayan ok gibidir ağızdan çıkınca bir söz. Ve hiç geri dönmüş değildir atıldıktan sonra bir ok. Seli başından bağlar ileriyi gören kişi. Ve geçtiği yerleri harap eder baştan bağlanılmayan sel. Ne tükenmez hazinesin sen ey dil ve ne devasız bir dert!.."
    Sitemizle ilgili her türlü istek ve önerilerinizi bize yazın;

    Akköyden Yükselen Ses Arşiv

    GÖĞNÜMÜŞ UMUTLAR
    Bir kır yüzü gibi gözlerin
    Bakışların yayla serinliği
    Bir ömür boyu ayakta dur doruk misali
    Dökülsede gıhrılerin yere
    Sabret sonbahar çiğdemleri gibi


    Bazen kara bir duman çöker üstüne
    Gözündeki çirseler ıslatır depükteki aşkını
    Ağlarsın en uzun güldüğün gecelerde
    Masum poyrazlar fırtına koparır yüreğinde
    Karaderede kesilmiş tomruklar gibi
    Gıdılanırsın en sert kayalardan


    Her savrulduğunda bir başka büyürsün
    Bir başka bakarsın hayata her küçüldüğünde
    Gozak hayallerin yerini alır göğnümüş umutlar


    Dalında yeşer her bahar meşe düdekleri gibi
    Vurmasın onuruna körselenmiş nacak
    Değmesin gururuna kör girebiler
    Gök kuşağı gibi gülümse her gözyaşının ardından
    Kopsa da heyelan içinde
    Verme sevdanı deli sele
    Hızar üşküleri gibi dökme umutlarını sivri tepesinden
    Belki böğün belki zabah çıkar gelir biri topulkayadan


    Erdal KARA

     
    "Minarede "ölü var!" diye bir acı salâ...
    Er kişi niyetine saf saf namaz.. Ne alâ!
    Böyledir de ölüme kimse inanmaz hâlâ!
    Ne tabutu taşıyan, ne de toprağı kazan... "
    (nfk)




    veciz.gif


    Flaş videolar

    Törnüklü-ce'

    Köyümüze özgü kelimeler eskimekle birlikte halen büyüklerimiz tarafından kullanılmakta; Köyümüzde kullanılan kelimelerden küçük bir sözlük hazırladık;
    Acışmak :Acımak_
    Adıbelli :Bayağı, Epey, Daha fazla_
    Ağlen :Bekle_
    Alaf :Ağacın Bir Dalındaki Yaprakların Bütünü_
    Alamuk :Parçalı Bulutlu_
    Paluç:Battaniye_
    Amel :İshal_
    Annaklamak:Bakmak_
    Anuk:Nane_
    Arkalıç:Yük Taşırken Sırtın Acımaması için koyulan giysi veya bez parçası_
    Ayama:Lakap_
    Azecük:Azcık_
    Bayak:Biraz Önce_
    Behni:Ahırda ineklerin yemlerini yediği yer_
    Benne:Bilmiyorum_
    Bıcak:Mutfak_
    Bibi:Hala_
    Bitike:Azıcık_
    Bökelek:Kaynar Su_
    Bökelemek:1-Kaynayıp Taşmak 2- Hayvanların sıcak havada gölgeye kaçması
    Bööce:Fasülye Tanesi_
    Börtlek:Büyük Göz_
    Cablama:İki tarafı yontulmuş uzun ağaç parçası_
    Camadan:Örgülü sırt çantası_
    Celmük:Ağaç Çöpü_
    Cırcır:Fermuar_
    Cingit:Kesilmiş Ağacı Çekmeye Yarayan Demir Alet_
    Ciscibit:(Ip)Islak_
    Cücük:Civciv_
    Çakıldak:Çekirdek ya da olmamış meyve_
    Çencik:Kapının demir sürgüsü_
    Çeşit:Boya_
    Çığrışmak:Hep Birlikte Bağırmak_
    Çıtıman:Mısır Saplarının biraraya toplanması_
    Çöğrek:Mısırın sapı kesildikten sonra toprakta kalan kısmı_
    Çöten:Mısır Deposu_
    Daşanalık:Taşlık_
    Depebızdık:Takla_
    Depük:Kuru_
    Dığıl:Ağaç sırık_
    Dıkılmak:Girmek_
    Didmek:1-Cimciklemek,2-Yünü parçalara ayırmak_
    Dinelmek:Ayakta Durmak,Dikilmek_
    Dişeme:İnce İp_
    Dobuç:Kulağı Küçük Keçi_
    Dunzar:Gölge,gizli yer_
    Düdek:Küçük Meyve Tanesi_
    Düdül:Kulağı Ufak ve Oval Keçi_
    Eğercek:Kirman_
    Eğsi:Odun_ Eşik:Giriş_
    Eşün:Esiran,Demir maşa_
    Evlek:Yayla Mantarı_
    Evza-Hevza:Kibrit tanesi_
    Fenikmek:Kıpır Kıpır Olmak_
    Fıraktı:Ağaçtan Yapılmış Çit-Bahçe kenarı_
    Fide:Fidan_
    Foltak:Bol_
    Forslu:Güzel,Alımlı_
    Fortik:Eşeğin Küçük Yavrusu_
    Foruz:Horoz_
    Foturuk:Sümük_
    Gada:Erkek kardeş_
    Gambalak:Büyük kaya_
    Ganat=Gelek:Sayfa (defter,kitap sayfası)_
    Gapmak:Isırmak_
    Gara Göğnük:Morarmış_
    Gasgasan:Kalabalık_
    Gatık:Sulu yoğurt,ayran_
    Gayde:Gayda,Ritm_
    Gayır:Suyun içindeki küçük kum tanecikleri_
    Gaylık:Yağmurluk_
    Gecin:Kuru Fasülyenin Dışı_
    Geçek:Geçit, giriş kapısı_
    Geh:Gel (hayvanlar için)_
    Gelek:Ağaç Yaprağı_
    Germük:Ağaç köprü, dere geçeceği_
    Geroğu:Dal Çekeceği_
    Gıdı:Sopa,Deynek_
    Gıhri:Kurumuş çam pürçeği_
    Gırkmak:Kırpmak, Makasla Kesmek_
    Gıy:Kıyı_
    Gıyo:Güvey,Damat_
    Gigişmek:Kaşınmak_
    Gocaman:Yaşlı Erkek_
    Goğsal:Mısır Talaşı_
    Gopça:Düğme_
    Goru:Etrafı çevrili çit_
    Goylak:Çukur_
    Göççek:Gözlük_
    Göğnü:Olgunlaşmış Meyve_
    Göğnük:Yanmış bez yamalık_
    Göresi gelmek:Özlemek_
    Görsetmek:Göstermek_
    Gufa:Ağaç Su Kabı_
    Güççük:Küçük_
    Güdüne:Mısır Posası_
    Güründek:Harlamış Ateş_
    Haböle:Böyle_
    Habu:Bu_
    Hangıra:Neresi_
    Haniye:Nerde_
    Haşıl:Sarmanın içine koyulan malzeme_
    Haşu:Şu_
    Hayat:Evin Giriş Kısmı_
    Hayıf:Öç_
    Heççek:Güzel_
    Helle:Muhallebi_
    Hennük:Nem_
    Herklemek:Tarlayı kazmak_
    Hıngıramak:Üşümek_
    Hırtık:Asi Köpek_
    Hıtır:Büyük taneli un_
    Hızan:Uşak,Çocuk_
    Ho:O_
    Hoğlamak:Koşmak_
    Hopçurlamak:Zıplamak_
    Hozan:Açık Alan_
    Höl:Islak_
    Hölümek:Islanmak_
    Iba:Nem_
    Imışmak:Isınmak_
    Imuk:Sıcak_
    Irımdırım:Pürünar,Darmadağın_
    Işkı:Filizlenmş Fidan_
    İnek şahmanı:Gök kuşağı_
    İskemi:İskemle_
    Kersan:Hamur Teknesinin Ufağı_
    Kesek:Küçük Çalı,Kürdan_
    Keyvanı:Yaşlı Kadın_
    Kıtınnak:Ekmek kenarı_
    Kiranlamak:Kilitleme_
    Kopmak:Koşmak_
    Kortlatmak:Kırtlatmak_
    Koru:Yukarı_
    Köynek:Mintan,Gömlek_
    Küpeste:Çencik Takılan Demir Kıvrım_
    Kürün:Hayvanların su içtiği ağaçtan yapılmış büyük çanak_
    Küsküllemek:Karıştırmak_
    Kütmek:Küçük Tabure, iskemle_
    Mauzu(Mozu):Serender_
    Me:Al(ırmısın)_
    Mıkır:Cimri_
    Mırık:Küçük ham armut ahlat_
    Mile:Misket_
    Minnet:Hortlak_
    Nebri:Gavur İstenmeyen Adam_
    Niye Öylemiymiş(Nölemimiş):Hayır_
    Obuz:İki tepe arasında suyun geçtiği yer_
    Oğluk:Sakin,Sessiz Kalabalık Olmayan_
    Ödütleme:İnekten Süt Almak İçin Yavrusuna Memesini Emdirip Geri Çekme_
    Öğörsek:Kızışmış Hayvan_
    Ökünmek:Taklit etmek_
    Örklemek:Hayvanı bağlamak_
    Örklü:Bağlı_
    Örme:Kazak_
    Padar:Yarılmış Odun_
    Partuç:El Bezi_
    Peşko:Soba_
    Pılla böcük:Uğur Böceği_
    Pırtı:Çamaşır_
    Pur:Büyük Kaya_
    Salduç:Sağdıç_
    Sitil:Su Kovası_ Soğlanmak:Ağıt Yakarak Ağlamak_
    Soyka:Ters,Aksi_
    Şavak:Şafak_
    Şelek:Küçük Sepet_
    Tepür:Ağaçtan Yapılmış Sini_
    Tılkı:Guatr_
    Traşlama:Ağaç Dikim Yeri_
    Üğüş:Ekmek Kırıntısı_
    Ülkel:Gökteki sıralı yedi yıldız_
    Üşkü:Hızar tozu talaş_
    Yalanu:Harlamış Ateş Isısı_
    Yamalık:Bez Parçası_
    Yapuk:Taramakta zorlanılan saç_
    Yarmaça:Yarılmış İncelmiş Odun_
    Yasi:Çamaşır_
    Yay Günü:Issız Yaz Günü_
    Yaykınmak:Taharet,Alt Temizliği_
    Yumak:Yıkamak,Temizlemek_
    Yummak:Kapatmak_
    Yüklü:Hamile_
    Yümsemek:Yükselmek_
    Yüzü ışımak:Neşeli Olmak,Yüzü Gülmek_
    Zaat:Akşam_
    Zembelek:Kapı Kolu_
    Zibil:Çayın içildikten sonra bardakta kalan bölümü_
    Zollu:Güzel_
    Zoti:Ebeleme_
    Zual:Kızılcık_
    Zumbuk:Tokat_
    Pür:Çam ve Ladin Ağaçlarının bir dalındaki yapraklar bütünü_
    Bittamacuk:Azıcık çok az_
    Zöpçük:Çöp_
    AYLAR;

    Ocak-Zemheri,
    Şubat-Gücük,
    Mart-Mart,
    Nisan-Abrul,
    Mayıs-Mayıs,
    Haziran-Kiraz,
    Temmuz-Orak,
    Ağustos-Ağustos,
    Eylül-İstavrit,
    Ekim-GoÇ,
    Kasım,Boş,
    Aralık,Garagış
    Benim bulabildiklerim maalesef bu kadar, kelimelerin anlamları hatalı ise affedin, diğer kelimeleri sizlerden bekliyorum. Saygılarımla...,
    (Recai TEMEL)
    _TORNUK.COM_

    Akköy ün Evliya Çelebisi

    Reşat Uzunyolda..:)


    Ziraat Mühendisi Reşat, Bursa Cumalıkızık'taki kiraz üreticileri ile


    Yolu Denizli'den geçiyor bu sefer muhabirimizin..


    Egenin incisi İzmir'de kiraz dallarının arasında..


    Ve Manisa Turgutlu'da bir çiftçi ile.. Yine kirazların arasında..:)

    Tarih: , 4/7/2009 Kategori: Haberler_
    Yorumlar(0) | Yorum Yaz |

    Fatma ve Suat


    Köyümüzden Cemil oğlu Suat UZUN ile İshak kızı Fatma KAYA haftasonu Üçtaş YİBO bahçesinde yapılan törenle hayatlarını birleştirdiler. Genç çifte ömür boyu mutluluklar dilerken darısı sayısı her geçen gün artan köyümüz bekarlarının başına olsun diyoruz..:)


    Tarih: , 29/6/2009 Kategori: Haberler_
    Yorumlar(1) | Yorum Yaz |

    İsmini Meleklerin Koyduğu Gece

    r4
    Bu gece Regâib Kandili. Hakkında bir kitap(çık) yazılabilecek bir seçkin gecenin fihrist başlıkları gibi, süzme cümleler ile Regâib’i ve onun karşısındaki duruşumuzu bir kere daha hatırlamaya ihtiyacımız var.
    Kuraklıktan çatlamış topraklar için su ne ise amelsizlikten kurumuş kalpler için bu gece odur. İşte kısa kısa tarifleriyle Regâib’i fikren hatırlama ve hissen duyma adına hep beraber bir besmele çekmiş olalım:
    Receb ayının ilk cuma gecesi olan Regâib, beş derece katmerli mübarekiyete sahiptir. 1. Her normal gecede bulunan bir icabet saatini içermesi bakımından sahip olduğu kıymet. 2. İçinde bulunduğu Receb ayının, “mübarek üç aylar”ın bir ayı olması itibarıyla, o üç aylardan devşirdiği mübarekiyet. 3. Receb ayının aynı zamanda “hürmetli/haram aylar”dan olması açısından, gelen bir muhteremlik. 4. Cuma gecesi olması itibarıyla, hadd-i zatında mukaddes olan cumadan gelen bir kutsiyet. 5. Bizzat Regâib gecesi olması noktasında, kendi zâtî kutsiyeti ve hususiyeti. İşte bu beş kutsal, Receb-i Şerif’in ilk cuma gecesinde olan Regâib’de birleşmek suretiyle, aynı vakti paylaşınca, ortaya beş yönden kutsiyeti katmerli olan bir Regâib gecesi çıkmaktadır. Bunları bilen bu gece uyuyamaz! Regâib gecesi, duaların kabul edildiği beş geceden birisidir.
    “Beş gece vardır ki, o beş gecede yapılan dualar geri çevrilmez, kabul olunur. Bunlar: 1- Recep ayının ilk cuma gecesi (Regâib gecesi). 2- Şaban’ın 15. gecesi. 3- Cuma geceleri. 4- Ramazan Bayramı gecesi. 5- Kurban Bayramı gecesi.” buyuruyor Dua Peygamberi. [Suyûtî, Câmiu’s-Sagîr, (Feyzü’l-Kadir’le birlikte), 3/454, Beyrut, 1972 (İbn-i Asâkir’den rivayetle). Ayrıca bkz. Suyuti, Fethu’l-Kebir, 2/93]. “Duanız olmasa Rabb’im size ne diye değer versin!” dedirtiyor Kur’an. İstemeyene verilmez ki!
    İsmini meleklerin koyduğu gece
    İsmini meleklerin koyduğu özel bir gecedir Regâib gecesi. “Allah’ın her günü mübarektir; ama bazı istisnaî günler ve geceler vardır.” Peygamberimiz Efendimiz (sas): “Receb-i Şerif’in ilk cuma gecesinden gafil olmayın! O, öyle bir gecedir ki, melekler o geceyi Regâib [yani elde edilmek istenen büyük armağan] adını vermişlerdir…” buyurmuştur.  [A. Geylani, Gunye, s. 272, Çvr. A. F. Meyan, Berekat Y., İst., 1981]

    Tarih: , 25/6/2009 Kategori: Guncel__
    Yorumlar(0) | Yorum Yaz |

    Bir piknik ki dillere destan...


    İstanbul'da düzenlenen pikniğe çevre illerden de katılım oldu.
    Bursadan pikniğe katılan Dayıoğlu Selim'i görüyoruz ocakbaşında..:)

    'Nolacak canım, boşversene yaaa' der gibi sanki Mevlüt abi...:))

    'Zeytin kayaduy emme..gıyam ile satuluy'..:) Emir bebekte orda...:)

    Karizma bir Akköylü daha... ASLAN Zeki

    Bunlar körebede oynamıştır Allah bilir...:)

    Nemrut'un kızı, yandırdı bizi. Vurdu sillesini.... :):)

    Tam feysbukluk bu dayımo..:)
    Çay ve çay takımı yakışıyor sana.. Akçay başlarını hatırladım birden...

    Aloğlum...hop hop...:))

    Topçu memetin kızı.. yanakları kırmızı.. oy cemo, vay cemo cemile...

    Bu ara bütün Törnük sitelerinde haftalar önce duyurusu yapılan İstanbuldaki piknikten görüntüler arzı endam ediyor. Bizde Akköylüler tarafından baktık bu güzel organizasyona..
    Fazla söze gerek yok. Görünenler pikniğin amacına ulaştığını gösteriyor.
    Biz katılmadık ama katılmış kadar olduk(bi de böyle demezler mi:) halbuki yalan) :)))
    Hasılı, organizasyonda emeği geçen herkesi tebrik etmek lazım. Birlik beraberlik adına güzel işler bunlar..

    Tarih: , 23/6/2009 Kategori: Haberler_
    Yorumlar(0) | Yorum Yaz |

    Eski yaylaya yeni ev


    Bizim evin önü iyicene kapanmış....:(

    Kapatanda babam...:))

    Habu evin kirişi demirdendir demirden... :)

    Olay budur... Oley beee....:)))

    Çitteki direğin hazin sonu...:)

    Pabucu dama atılmış bir yayla evi...

    Mimar Bahtiyar KAYA

    Ve benim DEDEMMM...:)

    Sona yaklaştık...

    Haydin gidiyikkk...:)))  Yeni yayla evinin son hali...

    Hafız Uğur KAYA'nın katkılarıyla...

    Tarih: , 21/6/2009 Kategori: YaYLaLaRDaN _
    Yorumlar(0) | Yorum Yaz |

    | SONRAKİ SAYFAYA GEÇİNİZ ->