^^AKKÖYDEN YÜKSELEN SES^^

_



AKKÖYDEN YÜKSELEN SES


< >

Günün yazısı;
"Kar tanesinin hikayesi"

GÜNÜN YAZISI

Bir bulutun karnından doğdum.. Ama hikâyem, Afrika’nın uçsuz bucaksız çöllerinde başladı.. “ Bir kar tanesinin hikayesi nasıl olur da çöllerde başlar ? ” diye meraklandıysanız, anlatacaklarımı dinlemelisiniz.. Daha önce böyle bir hikaye dinlemiş olsanız bile, dinleyin beni.. Çünkü bir kar tanesinin hikayesi, bir başka kar tanesinin hikayesiyle—emin olun—asla aynı değildir..
Bir gün çölde bir rüzgâr çıktı.. Kum tepeleri, develer gibi ordan oraya yürüyor, bir yerde kaybolurken, bir başka yerde tekrar oluşuyordu.. Ben o zamanlar bir kum tanesinden çok daha küçük bir toz zerreciği idim.. Kendimi bir anda rüzgarın kanatları altında buldum.. Hızla gökyüzüne yükseliyor, çölün benden uzaklaşmasını heyecanla seyrediyordum..Daha önce, hiç bu kadar yükseklere çıkmamıştım..
Yükseldim... yükseldim... yükseldim...
Yükseldim ve kendimi kocaman bembeyaz bir bulutun içinde buldum.. Bulut, hem çok nemli, hem de çok soğuktu.. Özellikle de, benim gibi çölden gelen bir toz zerresi için.. Bir dağ kadar büyük olan bulut, gökyüzünde hızla yol alıyordu.. Denizler geçiyordum, dağlar geçiyordum, ormanlar geçiyordum, şehirler geçiyordum.. Bir gün beklenmedik bir şey oldu.. Etrafımda minicik buz zerrecikleri oluşmaya ve oluşan buz zerrecikleri bana yaklaşmaya başladı.. İyice yanıma yaklaşan buz zerrecikleri ise bana tutundu.. Bana tutunan o buz zerreciklerine başka buz zerrecikleri tutunuyordu.. Onlara da başka buz zerrecikleri.. Her tarafımdan minicik kollar uzamaya başladı.. Sonra, o kolların üzerlerinden başka kollar çıktı ve onlar da uzadı.. Uzayan o kolların üzerinde ise, yine başka başka kollar çıkmaktaydı.. Kısa bir süre sonra, etrafımda eşsiz güzellikte buzdan bir çiçek oluştu.. Sağıma soluma baktığımda, benimle birlikte gelen sayısız toz zerreciğinin her bir tanesinin, böyle bir çiçeğe dönüştürüldüğünü gördüm.. En çok şaşırdığım şey ise, hiçbirimizin bir başkasına benzememesiydi..
Size , “ Bir kar tanesinin hikayesi, asla bir başka kar tanesinin hikâyesinin aynısı değildir ” demiştim değil mi ? Aşağıya inme zamanının giderek yaklaştığını hisediyordum.. Ancak, korkuyordum.. Biz burada milyarlarca kar tanesiydik.. Hep birlikte aşağıya nasıl inecektik ? O kadar narin birer çiçeğe dönmüştük ki, yeryüzüne inerken kolumuz kanadımız kırılmayacak mıydı ? Birbirimize çarpa çarpa şekilsiz kocaman kütleler oluşturup, aşağıda yaşayanların üzerine, bu dağ gibi buluttan, çığ gibi düşmememiz için, görünürde hiçbir sebep yoktu.. Bir ses bana , “ Korkma ! ” dedi.. “ Sen minicik bir toz zerreciği idin.. Seni bir kum denizi içinden, alıp bir bulutun karnında eşsiz bir çiçeğe dönüştüren ALLAH’a itimat et.. Korkma ! ”... Korkmadım.. Kendimi bıraktım ve her zerremde, bir melek kanadının yumuşaklığını hissettim.. İçim, sonsuz bir huzurla doldu.. Nihayet sıra geldi.. Buluttan aşağıya doğru süzülmeye başladım.. Uçtum uçtum uçtum... Uçtum ve içinde pek çok çocuğun, neşe içinde kuşlar gibi cıvıldaşıp oynaştığı kocaman bir bahçeye konuverdim.. Çocuklar dizlerine kadar gelen karın üzerinde koşuyor, kayıp düşüyor ve birbirlerine kar topları atıyorlardı.. Sonra içlerinden birkaçı, çok büyük kartopları yapmaya başladı.. Üç büyük kartopunu üst üste koyarak bir kardanadam yaptılar.. Kömürden gözleri ve, havuçtan burnu olan bir kardanadamdı bu.. Başında bir beresi, boynunda da, bir kaşkolu vardı..
İşte dostlar benim hikayem bu kadar.. Şimdi o kardanadamın kömür gözlerinin tam ortasında duruyorum.. Evet biliyorum bu sadece kardan bir adam.. Üstelik çok yakında eriyip gidecek bir kardan adam.. Ama yine de, beni, miniminnacık bir toz zerresiyken, bir bulutun karnında eşi benzeri olmayan bir kar tanesine dönüştüren; sonra bir meleğin kanatları arasında, sağ salim yeryüzüne indiren ve kardan da olsa ve pek yakında eriyip gidecek de olsa, ADAM olmayı nasip eden Rabbime hamd ediyorum....
***
Senden başka bir “sen” daha yok bunu bil! Kar yağdığında, başını kaldırıp onlara bak! Hiçbir kar tanesi, diğeriyle aynı değildir. Hepsi diğerinden farklı ve hepsinin bir hikayesi vardır. İnsanı küçük görme, zira her insanın da hikayesi var! Ama şunu da unutma ki hiçbir şey insan kadar yükselemez ve onun kadar alçalamaz.
Akkoyden

Son 10 başlık

Memleketten kış manzaraları ***2009***
Kar yağdığında, başını kaldırıp onlara bak!
Bursa'daki Akköylüler ve...
"Seren, dağan, küzü, tarak, kılıç" Unuttunuz değil mi ?
Şirin ilçemizden çok taze kış görüntüleri..
Hamza KAYA [O artık bir icra müdürü]
Herşey daha güzel bir Törnük için
Milli Gururumuz İdris TOPAR
Unutulmaya yüz tutmuş mekanlar..
Yeni İcra müdürlerimizin görev yerleri belli oldu

Bağlantılarım;

* ANA SAYFA
* Profilim
* Arşiv
* Arkadaşlarım
* AKKöY BARAJI..?
* BİR EFSANEDİR AKKÖY
* TORNUK.COM
* KURTUNLULER.COM
* KURTUN.NET
* AKKÖYÜ TANIYALIM
* ZiYaReTÇi DeFTeRi
* AKKÖYDEN YÜKSELEN SES-2
* PAYLAŞMAK GÜZELDİR
* BEYKOZLU TÖRNÜKLÜLER
* Anne babalar okuyun lütfen..
* Akkoyluyuz.biz

Kategoriler

  • AKKoYDeN_
  • FIKRALARLA TORNUKLULAR_
  • Guncel__
  • Haberler_
  • NOSTALJi_AKKOYDEN
  • PORTRELER
  • Sair Tornukluler_
  • ViDEOLAR
  • YaYLaLaRDaN _
  • Akköyden Yükselen Ses Arşiv

    GÖĞNÜMÜŞ UMUTLAR
    Bir kır yüzü gibi gözlerin
    Bakışların yayla serinliği
    Bir ömür boyu ayakta dur doruk misali
    Dökülsede gıhrılerin yere
    Sabret sonbahar çiğdemleri gibi


    Bazen kara bir duman çöker üstüne
    Gözündeki çirseler ıslatır depükteki aşkını
    Ağlarsın en uzun güldüğün gecelerde
    Masum poyrazlar fırtına koparır yüreğinde
    Karaderede kesilmiş tomruklar gibi
    Gıtılanırsın en sert kayalardan


    Her savrulduğunda bir başka büyürsün
    Bir başka bakarsın hayata her küçüldüğünde
    Gozak hayallerin yerini alır göğnümüş umutlar


    Dalında yeşer her bahar meşe düdekleri gibi
    Vurmasın onuruna körselenmiş nacak
    Değmesin gururuna kör girebiler
    Gök kuşağı gibi gülümse her gözyaşının ardından
    Kopsa da heyelan içinde
    Verme sevdanı deli sele
    Hızar üşküleri gibi dökme umutlarını sivri tepesinden
    Belki böğün belki zabah çıkar gelir biri topulkayadan


    Erdal KARA


    "Hayat senin bakışınla anlam kazanır ya sadece bir noktayı görürsün hayatın akıp gider sen farkına varmazsın.. Ya da görebileceğin tüm güzelliklerin tam ortasında hayatı yaşarsın akıp giden zamanın anlam kazanır..."
    veciz.gif

    Törnükce'

    Köyümüze özgü kelimeler eskimekle birlikte halen büyüklerimiz tarafından kullanılmakta; Köyümüzde kullanılan kelimelerden küçük bir sözlük hazırladık; Acışmak :Acımak_ Adıbelli :Bayağı, Epey, Daha fazla_ Ağlen :Bekle_ Alaf :Ağacın Bir Dalındaki Yaprakların Bütünü_ Alamuk :Parçalı Bulutlu_ Paluç:Battaniye_ Amel :İshal_ Annaklamak:Bakmak_ Anuk:Nane_ Arkalıç:Yük Taşırken Sırtın Acımaması için koyulan giysi veya bez parçası_ Ayama:Lakap_ Azecük:Azcık_ Bayak:Biraz Önce_ Behni:Ahırda ineklerin yemlerini yediği yer_ Benne:Bilmiyorum_ Bıcak:Mutfak_ Bibi:Hala_ Bitike:Azıcık_ Bökelek:Kaynar Su_ Bökelemek:1-Kaynayıp Taşmak 2- Hayvanların sıcak havada gölgeye kaçması Bööce:Fasülye Tanesi_ Börtlek:Büyük Göz_ Cablama:İki tarafı yontulmuş uzun ağaç parçası_ Camadan:Örgülü sırt çantası_ Celmük:Ağaç Çöpü_ Cırcır:Fermuar_ Cingit:Kesilmiş Ağacı Çekmeye Yarayan Demir Alet_ Ciscibit:(Ip)Islak_ Cücük:Civciv_ Çakıldak:Çekirdek ya da olmamış meyve_ Çencik:Kapının demir sürgüsü_ Çeşit:Boya_ Çığrışmak:Hep Birlikte Bağırmak_ Çıtıman:Mısır Saplarının biraraya toplanması_ Çöğrek:Mısırın sapı kesildikten sonra toprakta kalan kısmı_ Çöten:Mısır Deposu_ Daşanalık:Taşlık_ Depebızdık:Takla_ Depük:Kuru_ Dığıl:Ağaç sırık_ Dıkılmak:Girmek_ Didmek:1-Cimciklemek,2-Yünü parçalara ayırmak_ Dinelmek:Ayakta Durmak,Dikilmek_ Dişeme:İnce İp_ Dobuç:Kulağı Küçük Keçi_ Dunzar:Gölge,gizli yer_ Düdek:Küçük Meyve Tanesi_ Düdül:Kulağı Ufak ve Oval Keçi_ Eğercek:Kirman_ Eğsi:Odun_ Eşik:Giriş_ Eşün:Esiran,Demir maşa_ Evlek:Yayla Mantarı_ Evza-Hevza:Kibrit tanesi_ Fenikmek:Kıpır Kıpır Olmak_ Fıraktı:Ağaçtan Yapılmış Çit-Bahçe kenarı_ Fide:Fidan_ Foltak:Bol_ Forslu:Güzel,Alımlı_ Fortik:Eşeğin Küçük Yavrusu_ Foruz:Horoz_ Foturuk:Sümük_ Gada:Erkek kardeş_ Gambalak:Büyük kaya_ Ganat=Gelek:Sayfa (defter,kitap sayfası)_ Gapmak:Isırmak_ Gara Göğnük:Morarmış_ Gasgasan:Kalabalık_ Gatık:Sulu yoğurt,ayran_ Gayde:Gayda,Ritm_ Gayır:Suyun içindeki küçük kum tanecikleri_ Gaylık:Yağmurluk_ Gecin:Kuru Fasülyenin Dışı_ Geçek:Geçit, giriş kapısı_ Geh:Gel (hayvanlar için)_ Gelek:Ağaç Yaprağı_ Germük:Ağaç köprü, dere geçeceği_ Geroğu:Dal Çekeceği_ Gıdı:Sopa,Deynek_ Gıhri:Kurumuş çam pürçeği_ Gırkmak:Kırpmak, Makasla Kesmek_ Gıy:Kıyı_ Gıyo:Güvey,Damat_ Gigişmek:Kaşınmak_ Gocaman:Yaşlı Erkek_ Goğsal:Mısır Talaşı_ Gopça:Düğme_ Goru:Etrafı çevrili çit_ Goylak:Çukur_ Göççek:Gözlük_ Göğnü:Olgunlaşmış Meyve_ Göğnük:Yanmış bez yamalık_ Göresi gelmek:Özlemek_ Görsetmek:Göstermek_ Gufa:Ağaç Su Kabı_ Güççük:Küçük_ Güdüne:Mısır Posası_ Güründek:Harlamış Ateş_ Haböle:Böyle_ Habu:Bu_ Hangıra:Neresi_ Haniye:Nerde_ Haşıl:Sarmanın içine koyulan malzeme_ Haşu:Şu_ Hayat:Evin Giriş Kısmı_ Hayıf:Öç_ Heççek:Güzel_ Helle:Muhallebi_ Hennük:Nem_ Herklemek:Tarlayı kazmak_ Hıngıramak:Üşümek_ Hırtık:Asi Köpek_ Hıtır:Büyük taneli un_ Hızan:Uşak,Çocuk_ Ho:O_ Hoğlamak:Koşmak_ Hopçurlamak:Zıplamak_ Hozan:Açık Alan_ Höl:Islak_ Hölümek:Islanmak_ Iba:Nem_ Imışmak:Isınmak_ Imuk:Sıcak_ Irımdırım:Pürünar,Darmadağın_ Işkı:Filizlenmş Fidan_ İnek şahmanı:Gök kuşağı_ İskemi:İskemle_ Kersan:Hamur Teknesinin Ufağı_ Kesek:Küçük Çalı,Kürdan_ Keyvanı:Yaşlı Kadın_ Kıtınnak:Ekmek kenarı_ Kiranlamak:Kilitleme_ Kopmak:Koşmak_ Kortlatmak:Kırtlatmak_ Koru:Yukarı_ Köynek:Mintan,Gömlek_ Küpeste:Çencik Takılan Demir Kıvrım_ Kürün:Hayvanların su içtiği ağaçtan yapılmış büyük çanak_ Küsküllemek:Karıştırmak_ Kütmek:Küçük Tabure, iskemle_ Mauzu(Mozu):Serender_ Me:Al(ırmısın)_ Mıkır:Cimri_ Mırık:Küçük ham armut ahlat_ Mile:Misket_ Minnet:Hortlak_ Nebri:Gavur İstenmeyen Adam_ Niye Öylemiymiş(Nölemimiş):Hayır_ Obuz:İki tepe arasında suyun geçtiği yer_ Oğluk:Sakin,Sessiz Kalabalık Olmayan_ Ödütleme:İnekten Süt Almak İçin Yavrusuna Memesini Emdirip Geri Çekme_ Öğörsek:Kızışmış Hayvan_ Ökünmek:Taklit etmek_ Örklemek:Hayvanı bağlamak_ Örklü:Bağlı_ Örme:Kazak_ Padar:Yarılmış Odun_ Partuç:El Bezi_ Peşko:Soba_ Pılla böcük:Uğur Böceği_ Pırtı:Çamaşır_ Pur:Büyük Kaya_ Salduç:Sağdıç_ Sitil:Su Kovası_ Soğlanmak:Ağıt Yakarak Ağlamak_ Soyka:Ters,Aksi_ Şavak:Şafak_ Şelek:Küçük Sepet_ Tepür:Ağaçtan Yapılmış Sini_ Tılkı:Guatr_ Traşlama:Ağaç Dikim Yeri_ Üğüş:Ekmek Kırıntısı_ Ülkel:Gökteki sıralı yedi yıldız_ Üşkü:Hızar tozu talaş_ Yalanu:Harlamış Ateş Isısı_ Yamalık:Bez Parçası_ Yapuk:Taramakta zorlanılan saç_ Yarmaça:Yarılmış İncelmiş Odun_ Yasi:Çamaşır_ Yay Günü:Issız Yaz Günü_ Yaykınmak:Taharet,Alt Temizliği_ Yumak:Yıkamak,Temizlemek_ Yummak:Kapatmak_ Yüklü:Hamile_ Yümsemek:Yükselmek_ Yüzü ışımak:Neşeli Olmak,Yüzü Gülmek_ Zaat:Akşam_ Zembelek:Kapı Kolu_ Zibil:Çayın içildikten sonra bardakta kalan bölümü_ Zollu:Güzel_ Zoti:Ebeleme_ Zual:Kızılcık_ Zumbuk:Tokat_ Pür:Çam ve Ladin Ağaçlarının bir dalındaki yapraklar bütünü_ Bittamacuk:Azıcık çok az_ Zöpçük:Çöp_ AYLAR; Ocak-Zemheri, Şubat-Gücük, Mart-Mart, Nisan-Abrul, Mayıs-Mayıs, Haziran-Kiraz, Temmuz-Orak, Ağustos-Ağustos, Eylül-İstavrit, Ekim-GoÇ, Kasım,Boş, Aralık,Garagış Benim bulabildiklerim maalesef bu kadar, kelimelerin anlamları hatalı ise affedin, diğer kelimeleri sizlerden bekliyorum. Saygılarımla..., (Recai TEMEL) _TORNUK.COM' dan alınmıştır...

    Memleketten kış manzaraları ***2009***


    Arkadaşlar çekmişler.. Saolsunlar..

    Akköye genel bakış..

    Ve ufuktan Akköy

    Resimler için Akköylü olmayan(!) arkadaşıma çok teşekkür ediyorum.
    Bence sizde edin...:)
    İsme gerek yok. O kendini biliyor...Göz kırpGülümsüyor

    Tarih: , 9/1/2009 Kategori: AKKoYDeN_
    Yorumlar(0) | Gelde yazma! |

    Kar yağdığında, başını kaldırıp onlara bak!


    Bir bulutun karnından doğdum.. Ama hikâyem, Afrika’nın uçsuz bucaksız çöllerinde başladı..



    "Bir kar tanesinin hikayesi nasıl olur da çöllerde başlar ?" diye meraklandıysanız, 'günün yazısı'nda kar tanesinin hikayesini okuyun. Çünkü bir kar tanesinin hikayesi, bir başka kar tanesinin hikayesiyle—emin olun—asla aynı değildir.. 

    Senden başka bir “sen” daha yok bunu bil!
    Kar yağdığında, başını kaldırıp onlara bak! Hiçbir kar tanesi, diğeriyle aynı değildir. Hepsi diğerinden farklı ve hepsinin bir hikayesi vardır.
    İnsanı küçük görme, zira her insanın da hikayesi var! Ama şunu da unutma ki hiçbir şey insan kadar yükselemez ve onun kadar alçalamaz.


    Tarih: , 9/1/2009 Kategori: Guncel__
    Yorumlar(0) | Gelde yazma! |

    Bursa'daki Akköylüler ve...


    Bursa'daki Akköylüler Tuğba bebek için okutulan mevlitte buluştu...


    Ve Tuğba bebeği görüyoruz yengesinin kucağında...

    Hami(misafir), Muzaffer KAYA,  Aydın ASLAN ve İbrahim KAYA'da oradaydı..

    Dünyayı saran ekonomik kriz ülkemizi ve gurbetteki köylümüzü de etkilemişe benziyor.
    Öyle ki insanımız artık kendi işini kendisi görüyor.
    Tıpkı Bursa'da baba mesleğini kendi evinde icra etmeye çalışan Aydın Abi gibi..:)



    Tarih: , 4/1/2009 Kategori: Haberler_
    Yorumlar(1) | Gelde yazma! |

    "Seren, dağan, küzü, tarak, kılıç" Unuttunuz değil mi ?



    Bu çulu dokumaya bi de adam lazım.. Ama ne adam..Yağız mı Yağız.. :))

    Biz unutmadık. Her yaylacının böyle bir takımı olur genelde. Ama elde malzeme varsa ve de acil çul lazımsa köyde neden dokunmasın.. Resimde olduğu gibi..

    Tarih: , 2/1/2009 Kategori: AKKoYDeN_
    Yorumlar(0) | Gelde yazma! |

    Şirin ilçemizden çok taze kış görüntüleri..


    Tanıdık bir sima..Gadiro Ramazan'ı görüyoruz ilçe pazarında..(heyytt be..) :)

    İlçede ulaşım güçlükle sağlanıyor..

    Kürtün.net yapımcısı Kibar ve Törnük.com yapımcılarından köyülümüz Esat görev başında

    Kürtün.net adresinden ulaştığımız resimler için kar kış demeden resimleri anında sitelerinde paylaşmak suretiyle uzakları yakın eden adeta amme hizmeti gören editörlerimize teşekkür ediyoruz.. 
    (Ama resimler üzerindeki 02.01.2009 tarihini anlamış değiliz. Diyecekte bişey bulamıyoruz doğrusu.. Bugün çekilmiş resme yarının tarihini atmasını kürtün.net editörünün ileri görüşlülüğü ile zar zor bağdaştırabiliyoruz.:)) Aklımıza başka da bişey gelmiyor valla..:)) )

    Tarih: , 1/1/2009 Kategori: Haberler_
    Yorumlar(0) | Gelde yazma! |

    | SONRAKİ SAYFAYA GEÇİNİZ ->

    Terör Devleti İsrail'i Kınıyor, SİYONİSTLERE ait malları protesto ediyoruz..

    Katil İsrail'i Boykot!!!

    Allah (cc) En Büyük Hesap Gününün Sahibidir...

    Allah (cc) En Büyük Hesap Gününün Sahibidir...

    Bir çocuk ağlıyor ateşler arasında anne - baba neredesiniz... Bir diğerine bilmem hangi bombanın parçası isabet etmiş yeni aldığı montu kan kırmızısına boyanmış... Bu acı tablolar Filistinde yaşanıyor şu anda, aslında hergün yaşanıyor.. Çünkü orada bir devlet terörü var. Dünyanın en büyük terörist devleti İsrail çoluk çocuk demeden, insan demeden bütün insanlıklarını ayaklar altına alıp bombalıyor müslümanları.. O bombaladıkça insanlık insanlığından utanıyor... Ama doymuyor zalim kana.. Dünyanın gözüne baka baka hem barış yapacağım diyor hem de alttan bombalama planları yapıp vuruyor utanmadan.. Taş atana bomba atıyor... Müslüman olduğu için Filistin halkı soykırıma uğruyor katlediliyor... nereye kadar? Tüm Filistini yok etseniz 2 milyar müslüman var.. Tüm müslümanları yok etseniz Allah var... İntikamın alınmayacağını mı düşünüyorsunuz ey teröristler... Sizin nefes almanızı sağlayan bir yaratan var... Elbet o nefeslerinin kesileceği günler yakındır... İşte bizler dualarımızla o nefeslerinizin kesileceği günleri yaklaştıracağız... Siz vurdukça biz bin dirileceğiz ve bir olacağız... bitiremeyeceksiniz .. İnsanlık tarihine bakın insanlıktan nasiblenememişler, insanken hayvanım diye bağıranlar her dönem cezalarını almışlar ve helak olmuşlardır.. Ey terörist İsrail ... helak olman yakındır... Bugün o bombalar altında yara almış yavrular yarın senin ipini çekecekler... Bunu düşündükçe korkuyorsun, ürküyorsun da onun için sana taş atana füze atıyorsun... 21. Yüzyılda insanlığın gözleri önünde yapılan bu terörizmi kınıyor ve dünyaya bela olmuş, beladan başka bir faydaları olmamış insanlıktan nasibi olmayan bu hayvanları Allah'a havale ediyoruz.. ve Müslüman kardeşlerimiz için dua ediyoruz.... Dua füzeden de güdümlüdür...

    Filistin'e yardım için cep telefonlarınızdan; 5777 ye FILISTIN yazıp göndererek 5 YTL bağışta bulunabilirsiniz. Lütfen kampanyadan sevdiklerinizi de haberdar ediniz. Tel:02165218080 http://www.kimseyokmu.org.tr/

    Gazze için

    Gazze!..
    Ey Ebubekir'in sesiyle şehadeti yankılanan belde!.
    Ey İmam Şafiî'nin doğduğu toprak!
    Ey kurak iklimlerde bereket yeşerten vadi!..
    Ey milyonla Haçlı ayakların çiğnediği ve kahraman Selahaddin'in kurtardığı vilayet!.
    Sen ki kadîm Mısır'ın kapısı, sen ki Yavuz Sultan Selim'in sancağıydın!.
    Sen hac yolumuzdaki durak; sen sürre alayımızın emin vadisi!
    Sen ey Gazze!
    Bu toprakların çocukları senin için dalga dalga şehit düştüler.
    Tarihten tarihe, çağdan çağa, devirden devire tam dört yüz yıl (1517-1917) tekrar tekrar şehit düştüler.
    En çok da, en sonunda şehit düştüler ve son asker de son nefesini verdiği gün sana ağlayacak kadar bile gücümüz kalmamıştı.
    Gazze!
    Ey en acı günlerini en son yaşayan şehir!
    Zalimler, vahşiler, haydutlar elinde kaldın.
    Senin için bir şey yapamadık, yapamıyoruz!..
    Bir duamız var sana dair.
    Elimizden gelen bu!..
    Ve bir de verebileceğimizi vermek!..
    Maldan ve candan...
    Bugün imtihan günü!..