
| Akköyden Yükselen Ses Menü |
Saati seneler sayılır askerin
Son 10 başlık
• Mart sonunda yeni cami inşaatına başlanacak
• Hastalarımızı iyi gördük...
• Onlar Artık Asker
• Ömür Boyu Mutluluklar
• Akköyde Kurban Bayramı
• Kurban Bayramınız Mübarek Olsun
• Naci Babayiğit ve Nigar
• Vatan borcudur dedik, kutsal vazifedir dedik...
• Akköy'de sel yolları vurdu
• 331.Dönem Yedek Subay Adaylarımız Gün Sayıyor
Son Yorumlar
asker oldum vatana Aman Tertip Can Tertip tebrik mutluluklar dileriz Telat amca ve mustafa kardeşim Allah Analı Babalı Büyütsün tsk msesajı hacı İşte yine geldi sonbahar.. CEVAP
Bağlantılar;
*
*
*
*
Kategoriler
"Yaydan fırlayan ok gibidir ağızdan çıkınca bir söz.
Ve hiç geri dönmüş değildir atıldıktan sonra bir ok.
Seli başından bağlar ileriyi gören kişi.
Ve geçtiği yerleri harap eder baştan bağlanılmayan sel.
Ne tükenmez hazinesin sen ey dil ve ne devasız bir dert!.."
BİR EFSANEYİM
***BU ALANA REKLAM VER***
^^Akköyden Yükselen Ses^^
Yurttan ve dünyadan;
Flaş Videolar
Törnüklü-ce'
|
|
Kurban Bayramınız Mübarek Olsun

Kurban: “Muayyen bir vakitte, muayyen bir hayvanı ibadet maksadıyla usûlüne uygun olarak kesmek” demektir. “Muayyen vakit”ten maksat: Kurban Bayramı günleri, “muayyen hayvan”dan da maksat: Koyun, keçi, sığır ve deve gibi şer’an kurban edilmesi caiz olan hayvanlardır.
Kurban Bayramında kesilen kurbana udhiyye, hacda kesilen kurbana ise hedy denir.
Sözlükte yaklaşmak, ALLAH’a yakınlaşmaya vesile olan şey anlamına gelen kurban, ALLAH’a yaklaşmayı ALLAH yolunda malların feda edilebileceğini, ALLAH’a teslimiyeti ve şükrü ifade eder. Kurban, daha önceki bütün ilâhi dinlerde mevcut bir ibadettir. Kur’an-ı Kerim, kurban ibadetinin Hz. Adem (A.S.)ın çocuklarıyla birlikte başladığını haber verir. Şöyle ki: “Onlara Adem’in iki oğlu, Habil ve Kabil’in haberini gerçek olarak anlat: Hani birer kurban takdim etmişlerdi de birisinden kabul edilmiş, diğerinden ise kabul edilmemişti.(Maide Sûresi: 27)
Ayette kabul edildiği belirtilen kurban Habil’e aitti ve bir koçtu. Kabul edilmeyen de Kabil’e aitti ve ekindi. |
Tarih:26/11/2009 Kategori: Guncel__ |
Yorumlar(yok) | Yorum Yaz | |
|
Vatan borcudur dedik, kutsal vazifedir dedik...
"Askerlik yüksek bir pâyedir, Hakk’ın katında da, halkın katında da... Ona denk yüce bir topluluk ve gördüğü vazifeye denk yüksek bir vazife yoktur şu fânî âlemde. Yüklendiği iş itibâriyle, zaman onda başkalaşır, muammalaşır ve bir sır haline gelir. Saati seneler sayılır askerin.. talimiyle, terbiyesiyle ve serhat boylarında nöbetiyle geçirdiği saati."
Kurulduğu tarihten (Kasım 2006) beri değişik sebeplerden, kısa aralıklarla da olsa ayrı düştüğümüz zamanlar oldu sitemizden. Bu sefer biraz daha uzun sürecek bu ayrılık. Malum her insan doğar büyür gelişir ve zamanı gelince de erkek olanlar askere gider.:) Her ne kadar biz zamanını biraz geçirmiş olsakta nihayetinde bu kutsal vazife de sıra bize geldi.
Yazmaktan hoşlanmadığımız gibi maalesef okumaktan da pek haz etmiyoruz. O yüzden lafı uzatıp vaktinizi almak niyetinde değilim. Reşat'ın yaptığı haberde de söylendiği gibi Allah kısmet ederse genç ve yakışıklı tertiplerimle birlikte Aralık 2009'dan itibaren askeriz.
Hatalarımız ve haklı haksız çıkışlarımız olmuş olabilir. Bu nedenle:
"Arada bir dilimiz sürçmüş ise affola,
Tutmasını biliriz de kemiği yok bunun."
diyor, bu site aracılığıyla muhatap olduğumuz tanıdık tanımadık herkesten ve yolu buraya düşen tüm tanıdıklardan kendim (ve kabul ederlerse tertiplerim adına) helallik istiyor gelecek Kurban Bayramınızı en içten dileklerimle kutluyorum.
Bu arada malumunuz Akköyden Yükselen Ses tescil edilmemiş olsa da artık bir markadır. Kimsenin tekelinde olmadığı gibi bir kişinin yokluğunda performansından bir şeyde kaybetmeyecektir. Başta Reşat Kaya ve Akköy'de ikamet eden Adem Temel olmak üzere destek veren ve verecek olan yeni arkadaşlarla yoluna devam edecektir.
Naci Kaya
24.11.2009 |
Tarih:25/11/2009 Kategori: Guncel__ |
Yorumlar(yok) | Yorum Yaz | |
|
Dernek Yönetiminden Duyuru
Günyüzü ve Üçtaş Köyleri Kültür Ve Dayanışma Derneği ilk yönetim ve denetleme kurulu toplantısı 11.11.2009 Çarşamba günü akşam yapıldı.
Görevlendirmenin ardından, toplantıda alınması gereken kararlar konuşuldu. Derneğimizin kuruluşundan bugüne yaşadığı başlıca sorunlar masaya yatırıldı. Bu konularda dernek üyelerimizin bilgilendirilmesi amaçlandı.
Dernek Basın ve Halkla İlişkiler Sorumlusu Muhittin KAYA, alınan kararlar ve ileriye dönük hedeflerin belirlendiği toplantıyla ilgili olarak ;
"Toplantının sonu duygusal fikir realitelerine dönüştü. Özellikle kuruluşundan bu yana dernek yönetiminde olan üyelerin; derneğin kuruluş sürecinden, şimdiye kadar olan zamanda karşılaştıkları güçlükleri, yalnız kaldıkları zamanları, bazen çaresizliklerini, bazen imkansızlıklarını, İstanbul’da verilen bu varoluş mücadelesinde köylülerimizin bazen yargısız infazlarına maruz kaldıklarını, alınan bir ekmeğin fiyatından öteye o ekmeğin arkasındaki müthiş çabanın düşünülmesi gerektiği gibi, hem yaz sıcağında, hem fırının korunda oruçlu ekmek pişirmeye çalışan fırıncılardan bazen çokta aşağı iş yapmadıklarını, tüm köylülerimizin bu konuda duyarlı olması gerektiğini belirtirken yüzlerinde oluşan ifade herşeyi çok açık anlatıyordu:
Azim, kararlılık ve her şeye rağmen hep köyümüzün ve köylülerimizin yanında olma isteği."
ifadelerini kullandı.
Yeni Dernek Yönetimi, alınan kararlar ve derneğin ileriye dönük hedeflerini öğrenmek için TIKLAYIN... |
Tarih:16/11/2009 Kategori: Guncel__ |
Yorumlar(yok) | Yorum Yaz | |
|
Domuz gribi nasıl bulaşıyor? Nasıl korunulur?
 Gündemi meşgul eden domuz gribi hastalığı nedeni ile ziyaretçilerimizi kısaca bilgilendirelim istedik.
Son günlerde dünyayı panikleten hastalığın ismi Domuz Gribi.. Yaklaşık 6 ay önce Meksika’da ortaya çıkan ve halk arasında domuz gribi olarak adlandırılan A tipi H1N1 virüsü, kısa sürede 74 ülkeye yayıldı. Dünya Sağlık Örgütü’nün, hastalıkla ilgili alarm seviyesini 5’ten 6’ya çıkarması ise dünya genelinde endişeye yol açtı. DOMUZ GRİBİ BELİRTİLERİ: -Yüksek ateş, -Baş ağrısı, -Boğaz ağrısı, -Öksürük, -Genel vücut ağrısı, -Halsizlik, bitkinlik, üşüme şeklinde… Bazı domuz gribi vakalarında kusma ve ishalin, ağır vakalarda pnömoni, solunum yetmezliği ve bazen de ölümün görülebildiğine vurgu yapıldı. VİRÜS NASIL BULAŞIYOR? İnsanlar bu gribi hastalığa yakalanan domuzlardan aldı… Şu andaki salgın ise insandan insana bulaşma şeklinde görülüyor. *İnsandan insana bulaşmasında, yakın temas, hastalığı taşıyanlarla aynı ortamı paylaşmak önemli rol oynuyor. VİRÜSTEN KORUNMA YOLLARI Genel olarak kişisel temizlik önlemlerinin alınması, kalabalık ve havasız ortamlardan mümkün olduğunca kaçınılması, zorunlu haller dışında salgının yaşandığı bölgelere olan seyahatlerin ertelenmesi gerektiği bildirildi. EN ETKİLİ ÖNLEM: EL YIKAMA En etkili önlem el yıkamadır. Öksürürken ya da hapşırırken ağız ve burnunuzu tek kullanımlık mendil ile kapatın ve mendili atın. Özellikle hapşırma ya da öksürme sonrasında ellerinizi su ve sabunla yıkayın. BOL SIVI TÜKETİN, YETERİNCE DİNLENİN Alkol bazlı el dezenfektanları kullanılabilir. Hastalığın başlıca insandan insana, hapşırma, öksürme gibi yollarla bulaştığı düşünüldüğünden, hasta kişilerle temastan kaçınmak uygun bir korunma yöntemidir. Kirli ellerle gözlerinize, burnunuza ve ağzınıza dokunmak buradaki virüslerin elleriniz yoluyla yayılmasına neden olabilir. Bol sıvı gıda tüketin, iyi beslenin, dinlenmeye dikkat edin.
Basit gibi görünen yöntemlerle domuz gribi başta olmak üzere bir çok hastalığın önüne geçebilirsiniz. Unutmayın sağlığınız size emanet... |
Tarih:29/10/2009 Kategori: Guncel__ |
Yorumlar(yok) | Yorum Yaz | |
|
Bayram o bayram olur...
 Mevlâ bizi affede, bayram o bayram ola. Cürm-ü hatalar gide, bayram o bayram ola... Alvarlı Efe Hazretleri
|
Tarih:20/9/2009 Kategori: Guncel__ |
Yorumlar(yok) | Yorum Yaz | |
|
Bir kandil gülü savur sevdiklerine...

Şaban ayının 15. gecesi Berat gecesidir. Bu geceye, bereketli ve feyizli bir gece olması sebebiyle Mübarek gece; günahların affı ve temize çıkarılma sebebiyle Berat gecesi ve kulların ihsana kavuşmaları nedeniyle de Rahmet gecesi gibi adlar da verilmiştir.
| Bu geceyi ibadet ve taatla geçirmenin sınırsız mükafatı vardır. Hz. Peygamber s.a.v. Efendimiz bu geceyi ibadetle geçirmiş ve Allah'a şöyle dua etmiştir: “Azabından affına, gazabından rızana sığınır, senden yine sana iltica ederim. Sana gereği gibi hamdetmekten acizim. Sen, kendini senâ ettiğin gibi yücesin.”
Bir hadis-i şerifte de şöyle buyuruluyor: “Şaban ayının yarısı gelince gecesini namazla, gündüzünü oruçla geçiriniz. Cenab-ı Allah, o gece dünya semasına tecelli eder ve şöyle der: Benden af dileyen yok mu, onu affedeyim. Rızık isteyen yok mu, ona vereyim. Şifa dileyen yok mu, derman vereyim.”
Efendimiz s.a.v., bu geceyi Hz. Aişe r.a. Validemiz'e şöyle anlatmıştır:
“Bu gece Şaban'ın on beşinci gecesidir. Allah Tealâ bu gecede Benî Kelb kabilesinin koyunlarının tüyleri sayısınca insanı cehennemden kurtarır. Ancak, kendisine şirk koşanların, müslümanlara karşı kin ve düşmanlık besleyenlerin, akrabalarıyla münasebetini kesenlerin, gururlu ve kibirlilerin, ana-babasına asi olanların ve içki içmeye devam edenlerin yüzüne bakmaz.”
Bunlar ne güzel müjdedir! Affedilmeyi, kurtuluşa ermeyi, sonsuz rahmetle kuşatılıp saadete ermeyi kim istemez? Buna karşılık insandan istenen ise, yine insanın hayrına, iyiliğine olan şeyler: Mümin kardeşlerini sevecek, dost olacaksın; akrabalarınla irtibatını kesmeyecek, anne-babaya isyan etmeyecek ve içki içmeyeceksin.
Aslında bu af ve rahmet müjdesi, her gün ve her gece devam etmektedir. Bütün zamanların kıymetini bilip, boşa geçirmemek gerekir. Sevgili Peygamberimiz s.a.v. zamanın önemini belirtirken, “insanların en çok gaflet içinde olduğu nimet” ifadesini kullanmıştır.
Zamanın nimet olduğunu hatırlayıp gafleti terk ettiğimizde ise, nimetlerin en büyüğü bizim olacak.
Hayırlı, mübarek olsun.
Semerkad Dergisinden alınmıştır |
|
Tarih:5/8/2009 Kategori: Guncel__ |
Yorumlar(yok) | Yorum Yaz | |
|
|