"Yaydan fırlayan ok gibidir ağızdan çıkınca bir söz.
Ve hiç geri dönmüş değildir atıldıktan sonra bir ok.
Seli başından bağlar ileriyi gören kişi.
Ve geçtiği yerleri harap eder baştan bağlanılmayan sel.
Ne tükenmez hazinesin sen ey dil ve ne devasız bir dert!.."
BİR EFSANEYİM
***BU ALANA REKLAM VER***
^^Akköyden Yükselen Ses^^
Yurttan ve dünyadan;
Flaş Videolar
Törnüklü-ce'
Akköyden Yükselen Ses'te Ara;
Büyüklerden Hazır Cevaplar
Elmalılı Hamdi Yazır'a: - Allah dilediğine hidayet verebilir mi? Diye sormuşlar. - Evet, verebilirdi demiş. - O halde niçin vermemiş? dediklerinde ise şunları söylemiş; - Vermediğine göre dilememiş, demektir. Serdengeçti'ye sormuşlar: - Konuşmalarında "Allah" kelimesini neden bu kadar çok kullanıyorsun? Serdengeçti, kendisinden beklenen cevabı vermekte gecikmemiş: - Allah Allah yahu, hiç haberim yoktu. Bir toplantıda bazı büyük adamların ölümünden sonra onlara yaşadıkları evlerin bir müze haline getirildiği ve üzerine levhalar asıldığı konu edilirken, toplantıya katılan şair Nazım, Süleyman Nazif'e dönerek: Üstad ben ölünce kapımın üzerindeki levhaya ne yazarlar. Süleyman Nazif gayet ciddi: Kiralık Ev. Vehbi Karakaş hocaya gençlerden biri: - Hocam gündüz işteyim. O gün kılamadığım namazlarımı akşam eve dönünce kaza etsem olmaz mı? Diye sorunca: - Sen askersin farzedelim. Komutan sana günde beş defa haber gönderse, sen gitmeyip de akşam komutanının huzuruna çıksan, üst üste üç selam veya beş selam çaksan olur mu? Der. Kadıköy Camiinde vaaz vermekte olan O. Demirci Hocaya: - Hocam, diye sormuşlar. At nalını evimizin kapısına asarsak uğur getirir mi? Demirci hoca: - Zannetmiyorum, diye cevap vermiş. Onlardan her atta dört tane var ama, bütün gün kamçı yiyip duruyorlar. Necip Fazıl Kısakürek vapurla Karaköy'e geçerken yanına biri yaklaşıp: - Üstad, diye sormuş. Peygamberlere ne diye gerek duyuldu, biz kendimiz yolumuzu bulabilirdik. Necip Fazıl, okuduğu kitaptan başını kaldırmadan: - Ne diye vapura bindin ki, cevabını vermiş. Yüzerek geçsene karşıya.
*** Hasan Basri hz. akan nehire seccadesini atıyor gel burda namaz kılalım diyor
Hz Rabia da seccadesini havaya atıyor seccade havada duruyor
bunları balıklar ve kuşlar da yapıyor önemli olan istikamet diyor
***
Hz.Ali , birini öldürecekken yüzüne tükürülünce vazgeçiyor. Allah için öldürmem gerekirken, nefsim için öldürürüm diye.
***
Bir köle Sahibinin üzerine yanlışlıkla kaynar çorba döküyor. Sahibi tam bunu dövecekken, ona yumuşaklığın öfkeyi yenmenin , öfkeliyken hareket etmemenin önemini hatırlatıyor. Sahibi düşünmeye başlıyor. Sonra bir ayet hatırlatıyor köle, Allahın affedenleri affedeceğini söylüyor. Sahibi de tamam affettim diyor. Son olarak Allah ihsan edenleri de sever diyor. Ve sahibi altın da vererek onu hürriyetine kavuşturuyor.. GÜZEL BİR HAFTASONU DİLİYORUZ HERKESE...
Dünyanın gözleri önünde Gazze'de bir katliam yaşandı. Türkiye'nin yoğun çabalarıyla geçici de olsa bir ateşkes sağlandı sonra... Zirve toplantılara ev sahipliği yapan Davos'ta bu sefer konu Gazze idi. Panelin başlarında Türkiye başbakanına kısa bir süre veriliyor konuşması için. Sonra terör devletinin başkanı Peres başlıyor konuşmaya.. Bu zamana kadar kimsenin "dur" diyemediği bu adam pervasızca konuşmaya devam ediyor, katliama duyarsız kalmayan ve başından beri Filistin halkına her türlü desteği veren Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı'na sesini yükseltme cesareti gösteriyordu... "Davos Davos olalı böyle rajon görmedi" "Adam aldırma da geç git" demedi Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı. Aldırdı.. 'çiğnerim çiğnenirim hakkı tutar kaldırırım' dedi adeta. Dünyanın gözleri önünde kimsenin ses çıkaramadığı Şimon Peres'i yerden yere vurdu. Sonrasını biliyorsunuz Başbakanın 'Yumuşak başlıyım ama uysal koyun değilim' diyerek dik duruşunu dünyaya göstermesi ve Peres'in mecburi özrü..
Bir bulutun karnından doğdum.. Ama hikâyem, Afrika’nın uçsuz bucaksız çöllerinde başladı..
"Bir kar tanesinin hikayesi nasıl olur da çöllerde başlar ?" diye meraklandıysanız, 'günün yazısı'nda kar tanesinin hikayesini okuyun. Çünkü bir kar tanesinin hikayesi, bir başka kar tanesinin hikayesiyle—emin olun—asla aynı değildir.. Senden başka bir “sen” daha yok bunu bil! Kar yağdığında, başını kaldırıp onlara bak! Hiçbir kar tanesi, diğeriyle aynı değildir. Hepsi diğerinden farklı ve hepsinin bir hikayesi vardır. İnsanı küçük görme, zira her insanın da hikayesi var! Ama şunu da unutma ki hiçbir şey insan kadar yükselemez ve onun kadar alçalamaz.
WWW.TORNUK.COM 'a Ali TÖRNÜK mahlasıyla bir yazı eklendi bugün. Önümüzdeki yerel seçimlerde BİR TÖRNÜKLÜ'YÜ İL GENEL MECLİSİ ÜYESİ YAPALIM çağrısı ile son bulan yazısında Ali Bey bunu neden yapmamız gerektiğini anlatmış. Törnükten bir İl Genel Meclis Üyesi çıkararırsak Akköy'ü de ilgilendiren çeşitli projelerin daha kolay hayata geçirilebileceğinin anlatıldığı yazının köyümüzle ile ilgili kısımlarını kırmızı kalemle vurgulayarak resimledik. YEREL YÖNETİMLER 2 başlıklı yazının tamamını okumak için TIKLAYIN...
Herşey daha güzel bir Törnük için olacaksa sitemiz Akköyden Yükselen Ses takipçilerinden de benzeri yazılar bekliyor kendi adımıza Ali Bey'e teşekkür ediyoruz.
Kurban bayramına sayılı günlerin kaldığı şu günlerde bir yere söz vermemiş ya da birileriyle henüz konuşmamışsanız bu çağrıya kulak verin lütfen..
Deniz Feneri, İHH İnsani Yardım Vakfı, Kimse Yokmu gibi kuruluşlar son iki yıldır çok güzel işlere imza attı. Özellikle Kurban Bayramında Doğu ve Güneydoğuda Kurban Seferberliği başlatan gönüllü hizmet erleri binlerce yoksulu sevindirdi. Sadece doğu ve güneydoğu ile yetinilmedi bu kurban seferberliğinde müslüman gayri müslim ayrımı gözetmeksizin dünyanın dört bir tarafına ulaştılar bu gönül fatihleri..
Başta söylediğimiz gibi kurbanlığınızı henüz ayarlamamışsanız bu çağrıya kulak verin ve o gönüllü hizmet erlerinden biri de siz olun. BİR KURBAN GÖNDERİN BİNLERCE DUA ALIN..