^^AKKÖYDEN YÜKSELEN SES^^

_


ANASAYFA

AKKÖYDEN

FIKRALARLATÖRNÜKLÜLER


NOSTALJİ/AKKOYDEN


PORTRELER


YAYLALARIMIZ



ZİYARETÇİDEFTERİ

AKKÖYDEN YÜKSELEN SES



< >

Akköyden Yükselen Ses Menü

Saati seneler sayılır askerin

Askerlik yüksek bir pâyedir, Hakk’ın katında da, halkın katında da... Ona denk yüce bir topluluk ve gördüğü vazifeye denk yüksek bir vazife yoktur şu fânî âlemde. Yüklendiği iş itibâriyle, zaman onda başkalaşır, muammalaşır ve bir sır haline gelir. Saati seneler sayılır askerin.. talimiyle, terbiyesiyle ve serhat boylarında nöbetiyle geçirdiği saati.

***

Onu vatanın bekçisi diye anlatırlar. Bence, ona topyekûn mukaddeslerin; mâzînin, harsın, hürriyet ve emniyetin en emîn muhâfızı demek daha uygun olacaktır. Zira, endişelerimiz ancak, onun mevcudiyetiyle zâil olur. Huzursuzluğumuz onun türkü ve haykırışlarıyla huzura ve emniyete inkılâb eder.

***

Milletlerin ölüş ve dirilişinde büyük tesiri vardır askerin. Bütün kaynaşmalar, huzursuzluklar ve nihayet yıkılışlar, hep onun kendinde olmadığı zamanlara rastlar. Bütün bir irfana eriş, kendine geliş ve diriliş ise, onun zinde ve canlı olduğu günlerde görülür. Çağlayanlar gibi akıp akıp gittiği, tepeleri düz, ovaları bereketli kıldığı günlerde...

Son 10 başlık

YILIN SON GÜNLERİ AKKÖY
Taşlıcalıların Yeni Buluşma Adresi
Yıllar Gelip Geçer İken
Acil Şifalar Dileriz
YOL MEDENİYETTİR
Sağlık Ocağı Hakkımız(Nihat ŞAHİN)
KALDIĞIMIZ YERDEN DEVAM
Allah Tamamına Erdirsin
Nostalji Rüzgarı Devam Ediyor
Akköyden Yükselen Ses Farkıyla Afganistan

Son Yorumlar

  • Teşekkürler...
    teşekkürler
    geçmiş olsun

    resim
    resim

    Mutluluklar...
    asker oldum vatana
    Aman Tertip Can Tertip
  • Bağlantılar;

    * ANA SAYFA
    * Profilim
    * Arşiv
    * Arkadaşlarım

    Kategoriler



    "Yaydan fırlayan ok gibidir ağızdan çıkınca bir söz. Ve hiç geri dönmüş değildir atıldıktan sonra bir ok. Seli başından bağlar ileriyi gören kişi. Ve geçtiği yerleri harap eder baştan bağlanılmayan sel. Ne tükenmez hazinesin sen ey dil ve ne devasız bir dert!.."
    BİR EFSANEYİM


    Cami yaptım süzme ile boyadım
    Kirece su katıp ayran buladım
    Köprü dumanına kayık yolladım
    Törnüğün köyünde ben efsaneyim

    Tarlaya tuz ektim her gün bekledim
    Suladım büyümez yeniden ektim
    Böcek yiyor diye nöbetçi diktim
    Bir sizden bir bizden bir efsaneyim

    Çatalkaya içi baca gezerim
    Ateş böceğine evliya derim
    Pelit kutsal doruk akar bilirim
    Şıhlının dilinde ben efsaneyim

    Fındık ocağında ceviz topladım
    Doruğu budayıp alaf bağladım
    Dinleme Erdal’ı biraz salladım
    Masal diyarında ben efsaneyim

    Erdal KARA


    ***BU ALANA REKLAM VER***


    ^^Akköyden Yükselen Ses^^


    'Sizin Sesiniz' veciz.gif

    Yurttan ve dünyadan;



    Flaş Videolar

    Törnüklü-ce'

    Köyümüze özgü kelimeler eskimekle birlikte halen büyüklerimiz tarafından kullanılmakta; Köyümüzde kullanılan kelimelerden küçük bir sözlük hazırladık;
    Acışmak :Acımak_
    Adıbelli :Bayağı, Epey, Daha fazla_
    Ağlen :Bekle_
    Alaf :Ağacın Bir Dalındaki Yaprakların Bütünü_
    Alamuk :Parçalı Bulutlu_
    Paluç:Battaniye_
    Amel :İshal_
    Annaklamak:Bakmak_
    Anuk:Nane_
    Arkalıç:Yük Taşırken Sırtın Acımaması için koyulan giysi veya bez parçası_
    Ayama:Lakap_
    Azecük:Azcık_
    Bayak:Biraz Önce_
    Behni:Ahırda ineklerin yemlerini yediği yer_
    Benne:Bilmiyorum_
    Bıcak:Mutfak_
    Bibi:Hala_
    Bitike:Azıcık_
    Bökelek:Kaynar Su_
    Bökelemek:1-Kaynayıp Taşmak 2- Hayvanların sıcak havada gölgeye kaçması
    Bööce:Fasülye Tanesi_
    Börtlek:Büyük Göz_
    Cablama:İki tarafı yontulmuş uzun ağaç parçası_
    Camadan:Örgülü sırt çantası_
    Celmük:Ağaç Çöpü_
    Cırcır:Fermuar_
    Cingit:Kesilmiş Ağacı Çekmeye Yarayan Demir Alet_
    Ciscibit:(Ip)Islak_
    Cücük:Civciv_
    Çakıldak:Çekirdek ya da olmamış meyve_
    Çencik:Kapının demir sürgüsü_
    Çeşit:Boya_
    Çığrışmak:Hep Birlikte Bağırmak_
    Çıtıman:Mısır Saplarının biraraya toplanması_
    Çöğrek:Mısırın sapı kesildikten sonra toprakta kalan kısmı_
    Çöten:Mısır Deposu_
    Daşanalık:Taşlık_
    Depebızdık:Takla_
    Depük:Kuru_
    Dığıl:Ağaç sırık_
    Dıkılmak:Girmek_
    Didmek:1-Cimciklemek,2-Yünü parçalara ayırmak_
    Dinelmek:Ayakta Durmak,Dikilmek_
    Dişeme:İnce İp_
    Dobuç:Kulağı Küçük Keçi_
    Dunzar:Gölge,gizli yer_
    Düdek:Küçük Meyve Tanesi_
    Düdül:Kulağı Ufak ve Oval Keçi_
    Eğercek:Kirman_
    Eğsi:Odun_ Eşik:Giriş_
    Eşün:Esiran,Demir maşa_
    Evlek:Yayla Mantarı_
    Evza-Hevza:Kibrit tanesi_
    Fenikmek:Kıpır Kıpır Olmak_
    Fıraktı:Ağaçtan Yapılmış Çit-Bahçe kenarı_
    Fide:Fidan_
    Foltak:Bol_
    Forslu:Güzel,Alımlı_
    Fortik:Eşeğin Küçük Yavrusu_
    Foruz:Horoz_
    Foturuk:Sümük_
    Gada:Erkek kardeş_
    Gambalak:Büyük kaya_
    Ganat=Gelek:Sayfa (defter,kitap sayfası)_
    Gapmak:Isırmak_
    Gara Göğnük:Morarmış_
    Gasgasan:Kalabalık_
    Gatık:Sulu yoğurt,ayran_
    Gayde:Gayda,Ritm_
    Gayır:Suyun içindeki küçük kum tanecikleri_
    Gaylık:Yağmurluk_
    Gecin:Kuru Fasülyenin Dışı_
    Geçek:Geçit, giriş kapısı_
    Geh:Gel (hayvanlar için)_
    Gelek:Ağaç Yaprağı_
    Germük:Ağaç köprü, dere geçeceği_
    Geroğu:Dal Çekeceği_
    Gıdı:Sopa,Deynek_
    Gıhri:Kurumuş çam pürçeği_
    Gırkmak:Kırpmak, Makasla Kesmek_
    Gıy:Kıyı_
    Gıyo:Güvey,Damat_
    Gigişmek:Kaşınmak_
    Gocaman:Yaşlı Erkek_
    Goğsal:Mısır Talaşı_
    Gopça:Düğme_
    Goru:Etrafı çevrili çit_
    Goylak:Çukur_
    Göççek:Gözlük_
    Göğnü:Olgunlaşmış Meyve_
    Göğnük:Yanmış bez yamalık_
    Göresi gelmek:Özlemek_
    Görsetmek:Göstermek_
    Gufa:Ağaç Su Kabı_
    Güççük:Küçük_
    Güdüne:Mısır Posası_
    Güründek:Harlamış Ateş_
    Haböle:Böyle_
    Habu:Bu_
    Hangıra:Neresi_
    Haniye:Nerde_
    Haşıl:Sarmanın içine koyulan malzeme_
    Haşu:Şu_
    Hayat:Evin Giriş Kısmı_
    Hayıf:Öç_
    Heççek:Güzel_
    Helle:Muhallebi_
    Hennük:Nem_
    Herklemek:Tarlayı kazmak_
    Hıngıramak:Üşümek_
    Hırtık:Asi Köpek_
    Hıtır:Büyük taneli un_
    Hızan:Uşak,Çocuk_
    Ho:O_
    Hoğlamak:Koşmak_
    Hopçurlamak:Zıplamak_
    Hozan:Açık Alan_
    Höl:Islak_
    Hölümek:Islanmak_
    Iba:Nem_
    Imışmak:Isınmak_
    Imuk:Sıcak_
    Irımdırım:Pürünar,Darmadağın_
    Işkı:Filizlenmş Fidan_
    İnek şahmanı:Gök kuşağı_
    İskemi:İskemle_
    Kersan:Hamur Teknesinin Ufağı_
    Kesek:Küçük Çalı,Kürdan_
    Keyvanı:Yaşlı Kadın_
    Kıtınnak:Ekmek kenarı_
    Kiranlamak:Kilitleme_
    Kopmak:Koşmak_
    Kortlatmak:Kırtlatmak_
    Koru:Yukarı_
    Köynek:Mintan,Gömlek_
    Küpeste:Çencik Takılan Demir Kıvrım_
    Kürün:Hayvanların su içtiği ağaçtan yapılmış büyük çanak_
    Küsküllemek:Karıştırmak_
    Kütmek:Küçük Tabure, iskemle_
    Mauzu(Mozu):Serender_
    Me:Al(ırmısın)_
    Mıkır:Cimri_
    Mırık:Küçük ham armut ahlat_
    Mile:Misket_
    Minnet:Hortlak_
    Nebri:Gavur İstenmeyen Adam_
    Niye Öylemiymiş(Nölemimiş):Hayır_
    Obuz:İki tepe arasında suyun geçtiği yer_
    Oğluk:Sakin,Sessiz Kalabalık Olmayan_
    Ödütleme:İnekten Süt Almak İçin Yavrusuna Memesini Emdirip Geri Çekme_
    Öğörsek:Kızışmış Hayvan_
    Ökünmek:Taklit etmek_
    Örklemek:Hayvanı bağlamak_
    Örklü:Bağlı_
    Örme:Kazak_
    Padar:Yarılmış Odun_
    Partuç:El Bezi_
    Peşko:Soba_
    Pılla böcük:Uğur Böceği_
    Pırtı:Çamaşır_
    Pur:Büyük Kaya_
    Salduç:Sağdıç_
    Sitil:Su Kovası_ Soğlanmak:Ağıt Yakarak Ağlamak_
    Soyka:Ters,Aksi_
    Şavak:Şafak_
    Şelek:Küçük Sepet_
    Tepür:Ağaçtan Yapılmış Sini_
    Tılkı:Guatr_
    Traşlama:Ağaç Dikim Yeri_
    Üğüş:Ekmek Kırıntısı_
    Ülkel:Gökteki sıralı yedi yıldız_
    Üşkü:Hızar tozu talaş_
    Yalanu:Harlamış Ateş Isısı_
    Yamalık:Bez Parçası_
    Yapuk:Taramakta zorlanılan saç_
    Yarmaça:Yarılmış İncelmiş Odun_
    Yasi:Çamaşır_
    Yay Günü:Issız Yaz Günü_
    Yaykınmak:Taharet,Alt Temizliği_
    Yumak:Yıkamak,Temizlemek_
    Yummak:Kapatmak_
    Yüklü:Hamile_
    Yümsemek:Yükselmek_
    Yüzü ışımak:Neşeli Olmak,Yüzü Gülmek_
    Zaat:Akşam_
    Zembelek:Kapı Kolu_
    Zibil:Çayın içildikten sonra bardakta kalan bölümü_
    Zollu:Güzel_
    Zoti:Ebeleme_
    Zual:Kızılcık_
    Zumbuk:Tokat_
    Pür:Çam ve Ladin Ağaçlarının bir dalındaki yapraklar bütünü_
    Bittamacuk:Azıcık çok az_
    Zöpçük:Çöp_
    AYLAR;

    Ocak-Zemheri,
    Şubat-Gücük,
    Mart-Mart,
    Nisan-Abrul,
    Mayıs-Mayıs,
    Haziran-Kiraz,
    Temmuz-Orak,
    Ağustos-Ağustos,
    Eylül-İstavrit,
    Ekim-GoÇ,
    Kasım,Boş,
    Aralık,Garagış
    Benim bulabildiklerim maalesef bu kadar, kelimelerin anlamları hatalı ise affedin, diğer kelimeleri sizlerden bekliyorum. Saygılarımla...,
    (Recai TEMEL)
    _TORNUK.COM_

    Büyüklerden Hazır Cevaplar

    Elmalılı Hamdi Yazır'a:
    - Allah dilediğine hidayet verebilir mi? Diye sormuşlar.
    - Evet, verebilirdi demiş.
    - O halde niçin vermemiş? dediklerinde ise şunları söylemiş;
    - Vermediğine göre dilememiş, demektir.
             
    Serdengeçti'ye sormuşlar:
    - Konuşmalarında "Allah" kelimesini neden bu kadar çok kullanıyorsun?
    Serdengeçti, kendisinden beklenen cevabı vermekte gecikmemiş:
    - Allah Allah yahu, hiç haberim yoktu.
             
    Bir toplantıda bazı büyük adamların ölümünden sonra onlara yaşadıkları evlerin bir müze haline getirildiği ve üzerine levhalar asıldığı konu edilirken, toplantıya katılan şair Nazım, Süleyman Nazif'e dönerek: Üstad ben ölünce kapımın üzerindeki levhaya ne yazarlar. Süleyman Nazif gayet ciddi: Kiralık Ev.
             
    Vehbi Karakaş hocaya gençlerden biri:
    - Hocam gündüz işteyim. O gün kılamadığım namazlarımı akşam eve dönünce kaza etsem olmaz mı? Diye sorunca:
    - Sen askersin farzedelim. Komutan sana günde beş defa haber gönderse, sen gitmeyip de akşam komutanının huzuruna çıksan, üst üste üç selam veya beş selam çaksan olur mu? Der.
             
    Kadıköy Camiinde vaaz vermekte olan O. Demirci Hocaya:
    - Hocam, diye sormuşlar. At nalını evimizin kapısına asarsak uğur getirir mi?
    Demirci hoca:
    - Zannetmiyorum, diye cevap vermiş. Onlardan her atta dört tane var ama, bütün gün kamçı yiyip duruyorlar.
             
    Necip Fazıl Kısakürek vapurla Karaköy'e geçerken yanına biri yaklaşıp:
    - Üstad, diye sormuş. Peygamberlere ne diye gerek duyuldu, biz kendimiz yolumuzu bulabilirdik.
    Necip Fazıl, okuduğu kitaptan başını kaldırmadan:
    - Ne diye vapura bindin ki, cevabını vermiş. Yüzerek geçsene karşıya.

                       


    Tarih:20/2/2009 Kategori: Guncel__
    Yorumlar(yok) | Yorum Yaz |


    KISA KISA KISSALAR

    İki maneviyat büyüğü karşılaşıyor. Biri ne yapıyorsunuz nasılsınız? diyor
    O da : bulursak şükrediyoruz bulamazsak sabrediyoruz diyor
    Diğeri , bizim horasan'ın köpekleri de böyle yapıyor diyor..
    -siz ne yapıyorsunuz ? diyor öteki
    -biz bulursak dağıtıyoruz bulamazsak şükrediyoruz diyor

    *** 
    Hasan Basri hz. akan nehire seccadesini atıyor gel burda namaz kılalım diyor
    Hz Rabia da seccadesini havaya atıyor seccade havada duruyor
    bunları balıklar ve kuşlar da yapıyor önemli olan istikamet diyor 
     ***
    Hz.Ali , birini öldürecekken yüzüne tükürülünce vazgeçiyor. Allah için öldürmem gerekirken, nefsim için öldürürüm diye.
     ***
    Bir köle Sahibinin üzerine yanlışlıkla kaynar çorba döküyor. Sahibi tam bunu dövecekken, ona yumuşaklığın öfkeyi yenmenin , öfkeliyken hareket etmemenin önemini hatırlatıyor. Sahibi düşünmeye başlıyor. Sonra bir ayet hatırlatıyor köle, Allahın affedenleri affedeceğini söylüyor. Sahibi de tamam affettim diyor. Son olarak Allah ihsan edenleri de sever diyor. Ve sahibi altın da vererek onu hürriyetine kavuşturuyor..

    GÜZEL BİR HAFTASONU DİLİYORUZ HERKESE...

    Tarih:13/2/2009 Kategori: Guncel__
    Yorumlar(yok) | Yorum Yaz |

    "Yumuşak başlı isem, kim dedi uysal koyunum"


    Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem;
    Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem.
    Biri ecdadıma saldırdımı,hatta boğarım!...
    -Boğamazsın ki!
    -Hiç olmazsa yanımdan kovarım.
    Üç buçuk soysuzun ardından zağarlık yapamam;
    Hele hak namına haksızlığa ölsem tapamam.
    Doğduğumdan beridir, aşığım istiklale;
    Bana hiç tasmalık etmiş değil altın lale!
    Yumuşak başlı isem, kim dedi uysal koyunum
    Kesilir belki, fakat çekmeye gelmez boyunum!
    Kanayan bir yara gördümmü yanar ta ciğerim,
    Onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim!
    "Adam aldırmada geç git", diyemem aldırırım.
    Çiğnerim, çiğnenirim, hakkı tutar kaldırırım!
    Zalimin hasmıyım amma severim mazlumu...
    İrticanın şu sizin lehçede ma'nası bu mu?
    Mehmet Akif Ersoy

    Dünyanın gözleri önünde Gazze'de bir katliam yaşandı. Türkiye'nin yoğun çabalarıyla geçici de olsa bir ateşkes sağlandı sonra... Zirve toplantılara ev sahipliği yapan Davos'ta bu sefer konu Gazze idi. Panelin başlarında Türkiye başbakanına kısa bir süre veriliyor konuşması için. Sonra terör devletinin başkanı Peres başlıyor konuşmaya.. Bu zamana kadar kimsenin "dur" diyemediği bu adam pervasızca konuşmaya devam ediyor, katliama duyarsız kalmayan ve başından beri Filistin halkına her türlü desteği veren Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı'na sesini yükseltme cesareti gösteriyordu...
    "Davos Davos olalı böyle rajon görmedi"
    "Adam aldırma da geç git" demedi Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı. Aldırdı.. 'çiğnerim çiğnenirim hakkı tutar kaldırırım' dedi adeta. Dünyanın gözleri önünde kimsenin ses çıkaramadığı Şimon Peres'i yerden yere vurdu. Sonrasını biliyorsunuz Başbakanın 'Yumuşak başlıyım ama uysal koyun değilim' diyerek dik duruşunu dünyaya göstermesi ve Peres'in mecburi özrü..

    Gelin görünki Başbakan Erdoğan'ın Türkiye'de ve İslam dünyasında heyecan, Batıda ise genel olarak saygı uyandıran Davos resti, Türkiye'de kimi kesimleri memnun etmedi.
    (Gazeteci yazar M.Nedim HAZAR'ın malum medyanın ipliğini pazara çıkaran yazısı için tıklayın) 

    Akköyden Yükselen Ses olarak bu tarihi olaya duyarsız kalmıyor, başbakanımızı yürekten kutluyoruz...

    Tarih:31/1/2009 Kategori: Guncel__
    Yorumlar(yok) | Yorum Yaz |

    Hamas'a selam boykota devam..


      www.yahudimallari.com
    [U n u t m a d ı k ,  u n u t m a y a c a ğ ı z ! ! ! ]


    Tarih:20/1/2009 Kategori: Guncel__
    Yorumlar(yok) | Yorum Yaz |

    Kar yağdığında, başını kaldırıp onlara bak!


    Bir bulutun karnından doğdum.. Ama hikâyem, Afrika’nın uçsuz bucaksız çöllerinde başladı..



    "Bir kar tanesinin hikayesi nasıl olur da çöllerde başlar ?" diye meraklandıysanız, 'günün yazısı'nda kar tanesinin hikayesini okuyun. Çünkü bir kar tanesinin hikayesi, bir başka kar tanesinin hikayesiyle—emin olun—asla aynı değildir.. 

    Senden başka bir “sen” daha yok bunu bil!
    Kar yağdığında, başını kaldırıp onlara bak! Hiçbir kar tanesi, diğeriyle aynı değildir. Hepsi diğerinden farklı ve hepsinin bir hikayesi vardır.
    İnsanı küçük görme, zira her insanın da hikayesi var! Ama şunu da unutma ki hiçbir şey insan kadar yükselemez ve onun kadar alçalamaz.


    Tarih:9/1/2009 Kategori: Guncel__
    Yorumlar(yok) | Yorum Yaz |

    Herşey daha güzel bir Törnük için




    WWW.TORNUK.COM 'a Ali TÖRNÜK mahlasıyla bir yazı eklendi bugün. Önümüzdeki yerel seçimlerde BİR TÖRNÜKLÜ'YÜ İL GENEL MECLİSİ ÜYESİ YAPALIM çağrısı ile son bulan yazısında Ali Bey bunu neden yapmamız gerektiğini anlatmış. Törnükten bir İl Genel Meclis Üyesi çıkararırsak Akköy'ü de ilgilendiren çeşitli projelerin daha kolay hayata geçirilebileceğinin anlatıldığı yazının köyümüzle ile ilgili kısımlarını kırmızı kalemle vurgulayarak resimledik.
    YEREL YÖNETİMLER 2 başlıklı yazının tamamını okumak için
    TIKLAYIN...

    Herşey daha güzel bir Törnük için olacaksa sitemiz Akköyden Yükselen Ses takipçilerinden de benzeri yazılar bekliyor kendi adımıza Ali Bey'e teşekkür ediyoruz.

    Tarih:29/12/2008 Kategori: Guncel__
    Yorumlar(yok) | Yorum Yaz |

    Bir kurban verin bin dua alın..



    Kurban bayramına sayılı günlerin kaldığı şu günlerde  bir yere söz vermemiş ya da birileriyle henüz konuşmamışsanız bu çağrıya kulak verin lütfen..

    Deniz Feneri, İHH İnsani Yardım Vakfı, Kimse  Yokmu gibi kuruluşlar son iki yıldır çok güzel işlere imza attı. Özellikle Kurban Bayramında Doğu ve Güneydoğuda Kurban Seferberliği başlatan gönüllü hizmet erleri binlerce  yoksulu sevindirdi.  Sadece doğu ve güneydoğu ile yetinilmedi bu kurban seferberliğinde müslüman gayri müslim ayrımı gözetmeksizin dünyanın dört bir tarafına ulaştılar bu gönül fatihleri..

    Başta söylediğimiz gibi kurbanlığınızı henüz ayarlamamışsanız bu çağrıya kulak verin ve o gönüllü hizmet erlerinden biri de siz olun. BİR KURBAN GÖNDERİN BİNLERCE DUA ALIN..

     
    İlgili bağlantılar;
    Baba Gitmesen Olmaz mı?
    Kimse Yok mu?
    Gül'den yardım kuruluşlarına teşekkür
    Van'ı kapı kapı dolaştılar
    Kurbanla İyiliğe Ortak Ol
    Birazdan gün doğacak, kapınızı çalanlar olacak
    Batman'da bir bayram sabahı


    Tarih:20/11/2008 Kategori: Guncel__
    Yorumlar(yok) | Yorum Yaz |

    | SONRAKİ SAYFAYA GEÇİNİZ ->


    Sitemizle ilgili düşüncelerinizi ve önerilerinizi bekliyoruz...


    EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu


    Image Hosted by ImageShack.us