^^AKKÖYDEN YÜKSELEN SES^^

_

   

ANASAYFA

AKKÖYDEN

FIKRALARLATÖRNÜKLÜLER


NOSTALJİ/AKKOYDEN


PORTRELER


YAYLALARIMIZ
   


ZİYARETÇİDEFTERİ

AKKÖYDEN YÜKSELEN SES




< >

Akköyden Yükselen Ses Menü

Bayramda Yolunuzu Gözleyenler Var


 


İşte yine kapımızı çalıyor “kurban bayramı” bütün coşkusuyla…

Kısa bir süre sonra o güzel bayram sabahında uyandığımızda, bütün atmosferi kaplamış olacak bayram sevinci.

Küslükler bitecek, üzüntüler unutulucak; bir tatlı koşuşturma başlayacak güneşin ilk ışıklarıyla birlikte.

Allah yolunda kurban edilen mûbarek hayvanların etleri mutfaklara, sofralara ulaşacak.

Sıcacık bir duman tütecek tencerelerden, ekmek arasına doldurulacak çocukların payı.

Ve uzakta, çok uzakta bir sofrada, kurban kesemeyen babanın boynu, bükük kalacak. Çocuğu mahrum kaldıkça kurban bayramı sevincinden, annesinin gözleri usulca dolacak…

Fakat, hiç de uzun sürmeyecek bu hüzün. Çünkü kapı çalacak!

Kapı çalacak, bir dost gibi, kardeş gibi, evlat gibi!

Kapı çalacak, içeridekinin üzüntüsünü biliyormuş gibi!

Kapı çalacak, zor zamanda yetişen Hızır gibi! Kapıyı çalan, sizin kurbanlarınızı götüren Kimse Yok Mu ekibi olacak. Bu bayram, kimse mahrum kalmayacak et kokusundan. Kardeşinin payını ayırırsan, herkes gülecek, herkes sevinecek, bayram gibi!

Kardeşlik Ağı İlmek İlmek Bütün Dünyada

Kimse Yok Mu Derneği, kurbanlarınızı kesiyor, bölüyor, paketliyor, kapı kapı dağıtıp teslim ediyor. Bu sene kurbanlarınız hem Türkiye’de, hem de kardeş ülkelerde gerçek yoksullara ulaşıyor. Balıkesir’den Van’a, Güney Asya’dan Kafkasya’ya kadar yüzbinlerce insana erişiyor.

Kimse Yok Mu Derneği Bakanları Kurulu Onayıyla Kamu Yararına Çalışan Bir Kuruluştur.

Son 10 başlık

Baki ile Pınar'ın Düğünü
Üçtaş Köyünden yazdan kalma görüntüler
Aslan ve Gündoğdu ailelerinde çifte bayram
Domuz gribi nasıl bulaşıyor? Nasıl korunulur?
Katip, Sultanahmet'te
Dernek yönetiminden duyuru;
Akköyden Yükselen Ses Facebook'ta..
Geçmiş olsun Hasan Dayı...
Gurbetten Sılaya...
Bahtiyar Hoca Kâbe yolunda....

Son Yorumlar

  • tebrikler
    Üniversiteli kızlar
    teşekkürler
    Ağzına ve yüreğine sağlık hocam
    emeğine sağlık
    CEVAP
    tsk msesajı
    Telat amca ve mustafa kardeşim
    Allah Analı Babalı Büyütsün
    mutluluklar dileriz
  • Bağlantılar;

    * ANA SAYFA
    * Profilim
    * Arşiv
    * Arkadaşlarım
    * Akköy Barajı
    * Bir Efsanedir Akköy
    * Törnük.Com
    * Kürtünlüler.Com
    * Kürtün.Net
    * AKKÖY'Ü TANIYALIM
    * Akköyden Yükselen Ses-2
    * Günyüzüm.Com
    * Yaşayan İslam
    * Anne babalar okuyun lütfen..
    * Akköylüyüz.Biz
    * Dünya tuzaktır, yemi de istek..
    * Söğüteli Köyü
    * ZiYaReTÇi DeFTeRi_YENİ
    * ZiYaReTÇi DeFTeRi_ESKİ

    Kategoriler

  • AKKoYDeN_
  • FIKRALARLA TORNUKLULAR_
  • Guncel__
  • Haberler_
  • NOSTALJi_AKKOYDEN
  • PORTRELER
  • Sair Tornukluler_
  • ViDEOLAR
  • YaYLaLaRDaN _


  • "Yaydan fırlayan ok gibidir ağızdan çıkınca bir söz. Ve hiç geri dönmüş değildir atıldıktan sonra bir ok. Seli başından bağlar ileriyi gören kişi. Ve geçtiği yerleri harap eder baştan bağlanılmayan sel. Ne tükenmez hazinesin sen ey dil ve ne devasız bir dert!.."
    BİR EFSANEYİM


    Cami yaptım süzme ile boyadım
    Kirece su katıp ayran buladım
    Köprü dumanına kayık yolladım
    Törnüğün köyünde ben efsaneyim

    Tarlaya tuz ektim her gün bekledim
    Suladım büyümez yeniden ektim
    Böcek yiyor diye nöbetçi diktim
    Bir sizden bir bizden bir efsaneyim

    Çatalkaya içi baca gezerim
    Ateş böceğine evliya derim
    Pelit kutsal doruk akar bilirim
    Şıhlının dilinde ben efsaneyim

    Fındık ocağında ceviz topladım
    Doruğu budayıp alaf bağladım
    Dinleme Erdal’ı biraz salladım
    Masal diyarında ben efsaneyim

    Erdal KARA


    ***BU ALANA REKLAM VER***


    ^^Akköyden Yükselen Ses^^


    'Sizin Sesiniz' veciz.gif

    Yurttan ve dünyadan;



    Flaş Videolar

    Törnüklü-ce'

    Köyümüze özgü kelimeler eskimekle birlikte halen büyüklerimiz tarafından kullanılmakta; Köyümüzde kullanılan kelimelerden küçük bir sözlük hazırladık;
    Acışmak :Acımak_
    Adıbelli :Bayağı, Epey, Daha fazla_
    Ağlen :Bekle_
    Alaf :Ağacın Bir Dalındaki Yaprakların Bütünü_
    Alamuk :Parçalı Bulutlu_
    Paluç:Battaniye_
    Amel :İshal_
    Annaklamak:Bakmak_
    Anuk:Nane_
    Arkalıç:Yük Taşırken Sırtın Acımaması için koyulan giysi veya bez parçası_
    Ayama:Lakap_
    Azecük:Azcık_
    Bayak:Biraz Önce_
    Behni:Ahırda ineklerin yemlerini yediği yer_
    Benne:Bilmiyorum_
    Bıcak:Mutfak_
    Bibi:Hala_
    Bitike:Azıcık_
    Bökelek:Kaynar Su_
    Bökelemek:1-Kaynayıp Taşmak 2- Hayvanların sıcak havada gölgeye kaçması
    Bööce:Fasülye Tanesi_
    Börtlek:Büyük Göz_
    Cablama:İki tarafı yontulmuş uzun ağaç parçası_
    Camadan:Örgülü sırt çantası_
    Celmük:Ağaç Çöpü_
    Cırcır:Fermuar_
    Cingit:Kesilmiş Ağacı Çekmeye Yarayan Demir Alet_
    Ciscibit:(Ip)Islak_
    Cücük:Civciv_
    Çakıldak:Çekirdek ya da olmamış meyve_
    Çencik:Kapının demir sürgüsü_
    Çeşit:Boya_
    Çığrışmak:Hep Birlikte Bağırmak_
    Çıtıman:Mısır Saplarının biraraya toplanması_
    Çöğrek:Mısırın sapı kesildikten sonra toprakta kalan kısmı_
    Çöten:Mısır Deposu_
    Daşanalık:Taşlık_
    Depebızdık:Takla_
    Depük:Kuru_
    Dığıl:Ağaç sırık_
    Dıkılmak:Girmek_
    Didmek:1-Cimciklemek,2-Yünü parçalara ayırmak_
    Dinelmek:Ayakta Durmak,Dikilmek_
    Dişeme:İnce İp_
    Dobuç:Kulağı Küçük Keçi_
    Dunzar:Gölge,gizli yer_
    Düdek:Küçük Meyve Tanesi_
    Düdül:Kulağı Ufak ve Oval Keçi_
    Eğercek:Kirman_
    Eğsi:Odun_ Eşik:Giriş_
    Eşün:Esiran,Demir maşa_
    Evlek:Yayla Mantarı_
    Evza-Hevza:Kibrit tanesi_
    Fenikmek:Kıpır Kıpır Olmak_
    Fıraktı:Ağaçtan Yapılmış Çit-Bahçe kenarı_
    Fide:Fidan_
    Foltak:Bol_
    Forslu:Güzel,Alımlı_
    Fortik:Eşeğin Küçük Yavrusu_
    Foruz:Horoz_
    Foturuk:Sümük_
    Gada:Erkek kardeş_
    Gambalak:Büyük kaya_
    Ganat=Gelek:Sayfa (defter,kitap sayfası)_
    Gapmak:Isırmak_
    Gara Göğnük:Morarmış_
    Gasgasan:Kalabalık_
    Gatık:Sulu yoğurt,ayran_
    Gayde:Gayda,Ritm_
    Gayır:Suyun içindeki küçük kum tanecikleri_
    Gaylık:Yağmurluk_
    Gecin:Kuru Fasülyenin Dışı_
    Geçek:Geçit, giriş kapısı_
    Geh:Gel (hayvanlar için)_
    Gelek:Ağaç Yaprağı_
    Germük:Ağaç köprü, dere geçeceği_
    Geroğu:Dal Çekeceği_
    Gıdı:Sopa,Deynek_
    Gıhri:Kurumuş çam pürçeği_
    Gırkmak:Kırpmak, Makasla Kesmek_
    Gıy:Kıyı_
    Gıyo:Güvey,Damat_
    Gigişmek:Kaşınmak_
    Gocaman:Yaşlı Erkek_
    Goğsal:Mısır Talaşı_
    Gopça:Düğme_
    Goru:Etrafı çevrili çit_
    Goylak:Çukur_
    Göççek:Gözlük_
    Göğnü:Olgunlaşmış Meyve_
    Göğnük:Yanmış bez yamalık_
    Göresi gelmek:Özlemek_
    Görsetmek:Göstermek_
    Gufa:Ağaç Su Kabı_
    Güççük:Küçük_
    Güdüne:Mısır Posası_
    Güründek:Harlamış Ateş_
    Haböle:Böyle_
    Habu:Bu_
    Hangıra:Neresi_
    Haniye:Nerde_
    Haşıl:Sarmanın içine koyulan malzeme_
    Haşu:Şu_
    Hayat:Evin Giriş Kısmı_
    Hayıf:Öç_
    Heççek:Güzel_
    Helle:Muhallebi_
    Hennük:Nem_
    Herklemek:Tarlayı kazmak_
    Hıngıramak:Üşümek_
    Hırtık:Asi Köpek_
    Hıtır:Büyük taneli un_
    Hızan:Uşak,Çocuk_
    Ho:O_
    Hoğlamak:Koşmak_
    Hopçurlamak:Zıplamak_
    Hozan:Açık Alan_
    Höl:Islak_
    Hölümek:Islanmak_
    Iba:Nem_
    Imışmak:Isınmak_
    Imuk:Sıcak_
    Irımdırım:Pürünar,Darmadağın_
    Işkı:Filizlenmş Fidan_
    İnek şahmanı:Gök kuşağı_
    İskemi:İskemle_
    Kersan:Hamur Teknesinin Ufağı_
    Kesek:Küçük Çalı,Kürdan_
    Keyvanı:Yaşlı Kadın_
    Kıtınnak:Ekmek kenarı_
    Kiranlamak:Kilitleme_
    Kopmak:Koşmak_
    Kortlatmak:Kırtlatmak_
    Koru:Yukarı_
    Köynek:Mintan,Gömlek_
    Küpeste:Çencik Takılan Demir Kıvrım_
    Kürün:Hayvanların su içtiği ağaçtan yapılmış büyük çanak_
    Küsküllemek:Karıştırmak_
    Kütmek:Küçük Tabure, iskemle_
    Mauzu(Mozu):Serender_
    Me:Al(ırmısın)_
    Mıkır:Cimri_
    Mırık:Küçük ham armut ahlat_
    Mile:Misket_
    Minnet:Hortlak_
    Nebri:Gavur İstenmeyen Adam_
    Niye Öylemiymiş(Nölemimiş):Hayır_
    Obuz:İki tepe arasında suyun geçtiği yer_
    Oğluk:Sakin,Sessiz Kalabalık Olmayan_
    Ödütleme:İnekten Süt Almak İçin Yavrusuna Memesini Emdirip Geri Çekme_
    Öğörsek:Kızışmış Hayvan_
    Ökünmek:Taklit etmek_
    Örklemek:Hayvanı bağlamak_
    Örklü:Bağlı_
    Örme:Kazak_
    Padar:Yarılmış Odun_
    Partuç:El Bezi_
    Peşko:Soba_
    Pılla böcük:Uğur Böceği_
    Pırtı:Çamaşır_
    Pur:Büyük Kaya_
    Salduç:Sağdıç_
    Sitil:Su Kovası_ Soğlanmak:Ağıt Yakarak Ağlamak_
    Soyka:Ters,Aksi_
    Şavak:Şafak_
    Şelek:Küçük Sepet_
    Tepür:Ağaçtan Yapılmış Sini_
    Tılkı:Guatr_
    Traşlama:Ağaç Dikim Yeri_
    Üğüş:Ekmek Kırıntısı_
    Ülkel:Gökteki sıralı yedi yıldız_
    Üşkü:Hızar tozu talaş_
    Yalanu:Harlamış Ateş Isısı_
    Yamalık:Bez Parçası_
    Yapuk:Taramakta zorlanılan saç_
    Yarmaça:Yarılmış İncelmiş Odun_
    Yasi:Çamaşır_
    Yay Günü:Issız Yaz Günü_
    Yaykınmak:Taharet,Alt Temizliği_
    Yumak:Yıkamak,Temizlemek_
    Yummak:Kapatmak_
    Yüklü:Hamile_
    Yümsemek:Yükselmek_
    Yüzü ışımak:Neşeli Olmak,Yüzü Gülmek_
    Zaat:Akşam_
    Zembelek:Kapı Kolu_
    Zibil:Çayın içildikten sonra bardakta kalan bölümü_
    Zollu:Güzel_
    Zoti:Ebeleme_
    Zual:Kızılcık_
    Zumbuk:Tokat_
    Pür:Çam ve Ladin Ağaçlarının bir dalındaki yapraklar bütünü_
    Bittamacuk:Azıcık çok az_
    Zöpçük:Çöp_
    AYLAR;

    Ocak-Zemheri,
    Şubat-Gücük,
    Mart-Mart,
    Nisan-Abrul,
    Mayıs-Mayıs,
    Haziran-Kiraz,
    Temmuz-Orak,
    Ağustos-Ağustos,
    Eylül-İstavrit,
    Ekim-GoÇ,
    Kasım,Boş,
    Aralık,Garagış
    Benim bulabildiklerim maalesef bu kadar, kelimelerin anlamları hatalı ise affedin, diğer kelimeleri sizlerden bekliyorum. Saygılarımla...,
    (Recai TEMEL)
    _TORNUK.COM_

    Gurbetten Sılaya...

    Gurbetin köyümüzden alıp götürdüğü Ruhi KAYA ve ailesi..

    Ve mesai arkadaşları...

    Mahallemizin eski futbolcularından Ruhi Abi istanbul/Carrafour da elektronik departmanında  çalışmakta...
    Gurbetten sılaya serisi devam edecek.....           (r.kaya)

    Tarih:Ekim 23, 2009 Kategori: PORTRELER
    Yorumlar(0) | Yorum Yaz |

    Ve Bünyamin Kaya..


    Tapucu Ali Abi'nin oğlu...
    RadyoAkköy yapımcısı Zeki'nin kardeşi...

    Evet.. O bir; Karaburun sahillerinde güneşin ve denizin tadını çıkaran Bünyamin Kaya...
    (Feysbuk'un yalancısıyım.. :))) Resim eski olabilir )

    Dünkü resim için doğru tahminde bulunan Hasan Gündoğdu'yu tebrik ediyoruz...

    Tarih:Ekim 20, 2009 Kategori: PORTRELER
    Yorumlar(0) | Yorum Yaz |

    O bir Akköylü...


    Tahminleri alalım... Kim bu ?
    Cevabı yarın.... :)

    Tarih:Ekim 19, 2009 Kategori: PORTRELER
    Yorumlar(1) | Yorum Yaz |

    Radyo Akköy.. Çok yakında


    Desıng By Z.KaYa



    Tarih:Ekim 3, 2009 Kategori: PORTRELER
    Yorumlar(0) | Yorum Yaz |

    O bir görev adamı [Muhittin KAYA/Röportaj]

    "En büyük hedefim bir Törnük belgeseli hazırlamaktır."
    Yıllar önce ekmek parası için gelinen İstanbul’da Törnüklüleri bir araya getirme felsefesi ile kurulan Günyüzü ve Üçtaş Köyleri Kalkınma ve Dayanışma Derneği buraya gelen gurbetçilerin memleket hasretlerini tam olarak dindirmese de bir nebze olsun hafifletti. Yapılan faaliyetlerde doğal olarak Dernek Başkanlarımızı gördük. Fakat bu derneğin bu seviyeye gelerek 5 köyü birleştiren bir dernek olması sürecinde ve devamında kendini sürekli arka plana atan bir beyin takımı vardı. Daha geçenlerde düzenlenen, bir dernek gecesinden daha anlamlı olan Çanakkale Gezisi de bu beyin takımının işiydi.

     
    Küreselleşen dünyanın en önemli etkilerinden biri olan ayrılmaların aksine gurbette bir Törnük kuran insanlarımız bu aşamaya gelebilmek için çok çaba sarf etti. Milyonlarca insanın yaşadığı İstanbul’da bir marka oluşturabilen köylülerimiz, gelenek ve göreneklerini bu şehirde hala devam ettiriyor.
    Gurbetteki Törnük'ün İstanbul’daki mimarlarından biri olan Derneğimizin Yönetim Kurulu üyesi ve Beykoz Gümüşhaneliler Derneği yönetiminde de bulunan Muhittin KAYA bu haftaki söyleşimizin konuğu.

    Muhittin Bey öncelikle kıymetli vaktinizi bizim için ayırdığınız için teşekkür ediyoruz. Kendinizden bahseder misiniz? Muhittin Kaya ne yapıyor hangi işlerle meşgul ?
    1990 yılında bir arkadaşımla (Şefik Kaya ) İstanbul’a gelip inşaatlarda çalışarak başladı gubet hayatım. Bir süre çalıştıktan sonra askere gittim. Asker dönüşü tekrar İstanbul’a geldim. Eğitimimin yarım kalması münasebetiyle çok fazla prestijli işler bulamadım. Askerden sonra bir şirkette ofis boy olarak başladığım iş hayatıma biraz ufkumun açık olması ve gelişen çağa ayak uydurmamdan dolayı pazarlama ve satış işine yöneldim. Daha sonra çalıştığım şirketten ayrılarak TGRT televizyonu ve Türkiye gazetesinde reklam danışmanı olarak işe başladım ve çeşitli satış eğitimlerine ve satış seminerlerine katılarak pazarlama ve satış bilgimi geliştirdim. Ordan ayrılarak yine çeşitli şirketlerde satış temsilciliği yaptım. Şuanda evcil hayvan yemleri sektöründe faaliyet gösteren, sektörün lider firmalarının birinde satış müdürlüğü yapmaktayım. 1997 yılında Reyhan hanımla evlendim. İki kız çocuk babasıyım. Reyhan hanım Beykoz adliyesinde Zabıt Katibliği yapmaktadır. Samsunlu olmasına rağmen Törnük'e ayak uydurmuş ki tam bir Törnüklü gibi bizi samimi ve içten karşıladı. Hem ev hanımı hem de iş hanımı. Büyük kızım Esma Gül, Fatih Honca İlköğretim Okulu üçüncü sınıfa gitmekte küçük kızım Zeynep özel bir kreşe gitmektedir. Esmagül'ün hedefi mühendislik. Zeynep henüz hedef belirlemedi.

    Bizlere şu an uzak olduğunuz memleketinizi, mahallemiz Akköy’ü anlatır mısınız ? En çok sevdiğiniz yer, en unutamadığınız an ve anılarınız var mı?

    Akköy'deki eski kalabalıklığı dostluğu sıcaklığı şu anda gittiğimizde bulamıyoruz. Elektrik olmadığı için tv de yoktu bu yüzden komşuluk ilişkileri daha güçlüydü. Gençler her akşam bir evde toplanıp oniki taş oynardı ve çok zevkliydi. O günleri gerçekten çok özlüyorum. Arkadaşlarım Servet, Ruhi, Şefik, Hüseyin, Tennon Recep, Polis Zeki, İmam Mehmet daha aklıma gelmeyen arkadaşlarımı ve o günleri çok özlüyorum. Bir de yaz başlarında cami mahallesi güneş olduğu için koyunlarım otlamaya oraya götürdüm. Kulugilin Alim ile koyun çok otlatmışımdır. O günleri de çok özledim. Tabiki yaylalar hiç unutulmaz. Tabiki en çok özlediğim hala Akköyde yaşayan annem ve babam.
    Kara ateşde saç üzerinde hamsi ızgarayı çok özledim. Akköy kışları hiç güneş almayan karla kaplı bir yerdi. Bu yüzden cami mahallesine çok özenirdik, koyun otlattığım için.

    Takip ettiğimiz kadarı ile Hem Günyüzü ve Üçtaş Köyleri Yardımlaşma ve Dayanışma derneği hem de Beykoz Gümüşhaneliler derneği yönetiminde faal olarak görev alıyorsunuz. Günyüzü ve Üçtaş Yardımlaşma ve Dayanışma Derneğinin misyonu ve vizyonu nedir, dernek yönetiminin çalışmalarını nasıl buluyorsunuz?
    Örf adet gelenek ve göreneklerimizi birlik ve beraberlikte yaşatabilmek. Günyüzü ve Üçtaş Köylülüleri 90 yılından sonra yerleşik hayata geçti İstanbul’da  nüfus kalabalıklaştıkça, örf adet gelenek ve göreneklerimizi yaşatabilmek gelecek nesillere taşıyabilmek birlik ve beraberlik içerisinde yaşamak için dernek kurma gereksinimi duyuldu. Tabii bu dernek kurulurken çok acemiydik. Çok eksiklerimiz olmasına rağmen dernekçilikte bayağı bir yol katettiğimizi düşünüyorum. Bu dernek sayesinde çevre köylülerin Törnüklüler'e olan bakış açısı çok değişti. Günyüzü ve Üçtaş Köyeri derneği herkes tarafından model olarak gösterilen imrenilerek bakılan bir dernek oldu. Tabii aynı zamanda insanlarımıza olan bakış açısı da değişti. Bize burun kıvırarak bakanlar artık karşımızda bize hürmet etmeye başladı. Beykoz Gümüşhaneliler Derneği'ne gelince, daha önce köy derneği olan bu dernek il derneği olunca Beykozda yaşayan Törnüklüler'e sizde yönetime girin teklifi geldi. Biz de bütün üyelerimizle yaptığımız istişareler sonucunda üç kişi olarak (Mustafa BOZ, Ünal TEMEL, Muhittin KAYA) yönetime girdik. Henüz yeni olduğumuz için artık faaliyetlerimizi bundan sonra yapacağız.

    Akköylü birisi olarak hem Beykoz Gümüşhaneliler Derneği'nde genel sekreter yardımcısı hem de Günyüzü ve Üçtaş Köyleri Yardımlaşma Derneği'nde genel başkan yardımcılığı görevindesiniz. Bizler yaylaya bağlantı sağlayacak Akköy yolunu o kadar gündeme getirmişken neden dernekten ve yönetimden bu konu ile ilgili açıklama ve araştırma yapılmıyor? Şahsınızın bu konuda çalışmaları var mı? Varsa ne kadar yol katedebildiniz?
    Bu yayla yolu ilgili en çok emeği ve bağlanmasını isteyen bu dernektir. Bu yol çalışması yapılırken dernek o zamanın parası dönemin muhtarına 1 milyar  mazot parası göndermiştir. Dernek bu konuda üzerine düşen görevi en iyi şekilde yapmış ve gerekli girişimlerde de bulunmuştur. Tabii akköy yol istanbuldan doğru bu kadar ilerletilebiliyor. Bunun bağlanmamasının sebebi zamanın muhtarları ve her iki köyde de ikamet eden insanlardır. Gönderdiğimiz para burada asgari ücretle çalışan üyelerin verdiği aitadlardan gönderildi. Dernek bu konuda üzerine düşen görevi yapmıştır ve yapmaya devam edecektir.

    Derneğimizin adından da anlaşılacağı üzere yardımlaşma ve dayanışmayı öncelik olarak belirlemiş. Bu itibarla şimdiye kadar köyümüzde burs verdiği gerek ilköğretim ve lise gerekse üniversitede öğrenim gören öğrencisi var mı? Burs verilmiyorsa bunun nedenleri neler?

    Burs verecek potansiyele ulaşamadık. Yardımlaşma konusunda da köydeki hastalarımıza ve kaza geçirenlere derneğimiz aracılığı ile yardımlar yaptık. Tabi ki ilerde bu burs vermeyeceğimiz anlamına gelmez. O güce ve potansiyele ulaşırsak veririz.



    Dernek ile birlikte sıla ile gurbet arasında kurulan köprünün yeterli olduğunu düşünüyormusunuz ? Niçin İstanbuldaki derneğimiz köyümüze şube açmadı? Köydeki organisasyonlara katılımlarınız hangi aşamada , Üçtaş Köyü Derneğinin kurulması hakkında neler düşünüyorsunuz ? İki derneğin ortak olarak yürüttüğü çalışmalar var mı? Eğer köyde şube açılmayacaksa köyde yeni bir dernek kurulması fikrini nasıl değerlendiriyorsunuz ?

    Dernekten ziyade gurbet ile sıla arasındaki köprüyü sağolsun sitelerimiz yapıyor. Ve bu konuda çok başarılılar. Biz İstanbulda ikamet edip; köyde dernek kurma faaliyetinde bulunamayız bu talebin orda ikamet eden insanlardan gelmesi gerekmektedir. Bir talep gelmesi durumunda da her konuda yardıma hazırız. Üçtaş derneğini ordaki bir kaç genç arkadaşımız kurdu bizlerden de bir talepleri olmadı ama bizden ilham aldıkları kesin. Her yıl gece düzenleyerek insanları kaynaştırma konusunda güzel faaliyetler yapıyorlar ama bir sitemim var hiçbir faaliyetlerine Günyüzü ve Üçtaş Köyleri Derneği yönetimimizi davet etmediler. Her iki derneğin ortak olarak yürüttüğü faaliyet yok gönül birliği dışında. Kurulabilir bizler de yardımcı oluruz.

    Kültürel özelliklerimiz günden güne yok oluyor örf ve adetlerimizin yaşatılması kültürel özelliklerimizin tanıtılması için gerek yerel medya da gerekse ulusal basında ( TRT gezelim görelim gibi ) ne gibi faaliyetlerde bulunuyorsunuz? Köyümüzü ulusal basın aracılığı ile tanıtmayı düşünüyormusunıuz?

    Bu konuda biz her yıl gece yaparak yerel televizyon kanallarında elimizden geldiği kadarıyla yöremizi örf adetimizi tanıtmaya çalıştık. Tabii ki bu çok yeterli değil. İstanbul'da çıkan Gümüşhane yerel gazetesinde de haberlerimiz çıktı. Gönül ister ki çok tanıtım yapalım ama işin daha başında olduğumuza inanıyorum ki önümüzdeki dönemlerde çok daha geniş tanıtımlar yapmayı düşünüyoruz. Ben Muhittin KAYA olarak en büyük hedefim bir Törnük belgeseli hazırlamaktır. Tabi bunun için profesyonel bir ekip gerekmektedir. Ama bunu en kısa zamanda yapacağız. Bu konuda hem köyden, hem İstanbul'dan hem de köyümüzün sitelerinden ciddi yardımlar almamız gerekmektedir. Bu konuda da herkesin yardımcı olacağına inanıyorum .

    Muhittin KAYA’nın geleceğe yönelik planları neler ? Köyümüz veya dernek için yapmak isteyipte yapamadığınız projeleriniz var mı?

    Hayatım boyunca hiç bir zaman hedefsiz yaşamadım. Her zaman ulaşılabilir hedefler seçtim kendime. Şu anda da aslında hedeflediğim bir yere ulaşmış vaziyetteyim. Aslında daha büyük hedeflerim vardı ama eğitimin eksik kalması münasebetiyle bu hedeflerden vazgeçmek zorunda kaldım. Kendimden ziyade köylülerimin çok yüksek mertebelerde olmasını isteyen birisiyim. Çocukluk ve gençliğimde hedefimde hep siyaset oldu. Ama buna eğitimimin yarım kalması engel oldu. Kimbilir belki birgün o hedeflere de ulaşırım.
     
    Son olarak eklemek istedikleriniz?

    Biraz da sitelerden bahsetmek istiyorum. Bu sitelerin gurbetle sıla arasında köprü olduğunu ve gerekli olduğunu düşünüyorum. Bu konuda genç arkadaşlarımız çok bilgililer ve bu işinde hakkını veriyorlar. Sitelere emeği geçen herkese teşekkür ederim. Bir Törnüklü olarak Törnüklü olmaktan çok gurur duyuyorum. Büyük kızım ilk konuşmaya başladığında ben Törnüklüyüm derdi. 

    Sayın KAYA teşekkür ediyor çalışmalarınızda başarılar diliyoruz.

    Tarih:Haziran 2, 2009 Kategori: PORTRELER
    Yorumlar(1) | Yorum Yaz |

    Köyün ilk devlet memuru...

    1937 yılında Törnük’te doğdum.  İlkokulu Günyüzü Küknerbükü mahallesinde okudum.1954 yılında mezun oldum. Okumayı çok istememe rağmen, o tarihte en yakın okul Tirebolu da olduğu ve ailemin maddi durumu iyi olmadığı için okuyamadım. 1958 yılında Ankara 58. Topçu Okulu Ölçü bölümü meteoroloji çavuşu olarak askerliğimi yaptım. 1961 yılının ilk ayında terhis oldum. Aynı yılın 10. ayında Araç Orman Muhafaza Okulunun açtığı sınav ilanlarını takip ettim. O zaman sınavlara girdim. Okulun kabul ettiği 96 kişi arasına girerek orman okuluna girmeye hak kazandım. 20.06.1962 yılında okuldan mezun oldum.  Okulda başarılı olduğum için 27.07.1962 yılında Gümüşhane İşletmesi Örümcek Bölgesi Şefliğini istedim ve oraya tayin ettiler. Örümcek bölgesinde 8 yıl, sonra kendi isteğimle Alacadağ bölgesinde görevli Mehmet Gümüş ile becayiş yaparak Taşlıca Köyü Orman Muhafaza Memurluğunda 12,5 yıl, sonra emekliğime 2 yıl kala amirlerimle anlaşarak Çıkrıkdüzü depo memurluğunda 2 yıl çalıştan sonra 1985 yılında emekli oldum.

    Geçtiğimiz haftalarda Mehmet UZUN, Hasan MENDEŞ ve Şaban UZUN'u takipçileriyle buluşturan Tornuk.com yönetimi bu hafta köyümüzün ilk devlet memurlarından İhsan ÇAK'a konuk olmuş. Siyasi hayatından özel yaşasına kadar bi çok konuya değinen ÇAK ile yapılan söyleşide Köyümüzde sizden önce Devlet Memurluğu yapanlar oldu mu? Memur olmanız köyde nasıl karşılandı? sorusuna verilen cevap hayli ilgi çekici. Şöye cevap veriyor İhsan Amca;
    Köyde ilk devlet memuru bendim.  Benden sonra Hamdi GÜNDOĞDU oldu.  Köyde aylığımı sorduklarında 330 lira aldığımı söylediğim zaman bunu her ay alacak mısın diye sorarlardı.
    :)))
    Söyleşinin tamamı için tıklayın...


    Tarih:Ocak 14, 2009 Kategori: PORTRELER
    Yorumlar(0) | Yorum Yaz |

    [O artık bir icra müdürü]


    Geçtiğimiz günlerde dayıoğlu Hamza'nın icra müdürlüğünü kazandığını duyurmuştuk.
    Resmi olmadığından yayınlayamamıştık..

    Teyzeler neyi paylaşamıyorlar acaba..
    İcra müdürümüz olaya el koymuş. Ama pek ciddi yaklaşmamış...:))

    Ve dayıoğlu vapurda..ailecek..

    Resimlerini bizimle paylaştığı için dayıoğluna ve eşine teşekkür ediyor yeni görev yerinde başarılar diliyoruz. Keçiborlu'dan resimlerini de en kısa zamanda bekliyoruz inşallah...:)

    Ve Milas İcra Müdür yardımcısı Gülperi MERDAN'nın şeker kızı Zeynep...

    Gülperi'nin yeni soyismini sonradan öğrendik. Ziyaretçi defterinde bahsi geçmişti. Düzeltmiş olduk böylece..

    Tarih:Aralık 29, 2008 Kategori: PORTRELER
    Yorumlar(0) | Yorum Yaz |

    Milli Gururumuz İdris TOPAR


    O da diğer arkadaşları gibi Hasan Özvanlalı İlköğretim Okulu’nda eğitimini sürdürüyordu. İdris önceleri eğlence olarak gördüğü golfün, şimdilerde vazgeçilmez bir tutkuya dönüştüğünü ifade ediyor. Gelecekte bu sporu profesyonel olarak sürdürmek istediğini söyleyen İdris, “ilk geldiğimde farklı bir mekanda olmanın mutluluğunu yaşıyordum. Futbol varken golfe zaman ayıracağımı düşünmemiştim. Şimdi golf sporunu bırakmayı düşünmek bile beni korkutuyor" diyor.
    Milli gururumuz İdris bu sözleri 2000 yılında Milliyet gazetesine verdiği demeçte söylüyor.

    Silivri’deki Klasiss Golf Club’un golfçü yetiştirmek için genç yetenekler aradığı haberi okullarına ulaşana dek Silivri'nin arka bahçelerinde futbol oynayan Akköylü İdris'in 9 kişilik Golf Milli takımına seçilmesine kadar uzanan başarı öyküsünü masaya yatırıyoruz.

    Golf kavramı onlar için çok yabancıydı. Sadece televizyonda görmüşlerdi. Dahası göbekli, zengin erkeklerin tekelinde diye bildikleri bir spordu. Başlangıçta garipsediler. Ama 12 yaşındaki çocukların eğlenceye olan düşkünlükleri onları harekete geçirdi. “En azından Silivri’nin en seçkin yeri olan Klasis Golf’te bulunmak bir ayrıcalıktır" diye düşünüp başvuru formunu doldurdular. 60 kişilik bu ekip böylece golf sporuna ilk adımını attı. Önce fizik, kondüsyon testinden geçtiler. Daha sonra eğitmenleri Adnan Salmanlı eşliğinde golf sahasına çıkıp çalışmalara başladılar.
           Geçen iki yılda 60 genç arasından dokuz kişilik bir ekip kuruldu. Takım, Mustafa Hocaoğlu, Burak Özeşme, Uğur Sarıbaşak, Adnan Salmanlı, Gencer Özcan, Deha Şenay, Hamza Sayın, İdris Topar, Gürsel Alibaş, Atay Varlı’dan oluşuyor. En önemli hedefleri, dünyaca ünlü golfçü Tiger Woods gibi para kazanmak ve uluslararası yarışmalara girmek.

    Marmara Üniversitesi Spor Akademisini de başarıyla bitiren İdris'in başarıları bunlarla sınırlı değil.  İdris'in de aralarında bulunduğu golf milli takımı katıldığı sayısız turnuvada ülkemizi başarıyla temsil etti. İşte o haberlerden sadece biri;

    Golfte Türkiye, Yunanistan’ı yendi

    1. Türkiye–Yunanistan Milli Golf Şampiyonası’nda, Türk Milli Takımı, Yunanistan’ı 4–2 yendi.

    Kemer Golf Country Club’daki organizasyonda, Cem Pekkutlucan, Kaya Çilingiroğlu, Selahattin Özdoğan, Beyhan Goldman, Mustafa Hocaoğlu, Gencer Özcan, Hamza Sayın, Burak Özeşme, İdris Topar, Atay Varlı, Deha Şenay ve Oğuzhan Küçük’ten oluşan milli takım, Yunanistan’a 4–2 üstünlük sağladı. Türkiye ile Yunanistan arasında yapılan maç, Türk Golf Milli Takımı’nın tarihindeki takım olarak yaptığı ilk milli karşılaşma olarak tarihe geçti. (17.06.2002, ZAMAN)
    Milli Gururumuz İdris'e bundan sonraki yaşamında başarılar dilerken, doğup büyüdüğü yerleri unutmaması ve Akköy'deki mütevazi evlerini yılda bir de olsa hatırlayarak memleketine olan vefa borcunu ödemesi tavsiyelerimizi ekliyoruz..


    İdris'lerin Akköydeki evi..

    Tarih:Aralık 28, 2008 Kategori: PORTRELER
    Yorumlar(1) | Yorum Yaz |

    Bir görev adamı; Muhittin KAYA

     "Bilim, teknoloji, sanayi ve kalkınmada ileriye gidebilmek için bilgili ve kültürlü topluma; bilgili ve kültürlü toplumu da yönlendirmek için sivil toplum kuruluşlarına ihtiyaç vardır. 

    Bu sebeple bizlerde kültür, örf ve adetlerimizi bizden sonraki kuşaklara miras bırakmak, aramızdaki birlik beraberlik ve kardeşlik duygularını pekiştirmek, günümüzde kaybolmaya yüz tutmuş yardım ve dayanışmayı arttırmak için, dilimizin döndüğü, gücümüzün yettiği kadarıyla Günyüzü ve Üçtaş Köyleri Kültür ve Dayanışma Derneği’ni kurduk."


    Tarih:Aralık 3, 2008 Kategori: PORTRELER
    Yorumlar(2) | Yorum Yaz |

    | SONRAKİ SAYFAYA GEÇİNİZ ->


    Sitemizle ilgili düşüncelerinizi ve önerilerinizi bekliyoruz...


    EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu



    Image Hosted by ImageShack.us