
| Akköyden Yükselen Ses Menü |
Saati seneler sayılır askerin
Son 10 başlık
• YILIN SON GÜNLERİ AKKÖY
• Taşlıcalıların Yeni Buluşma Adresi
• Yıllar Gelip Geçer İken
• Acil Şifalar Dileriz
• YOL MEDENİYETTİR
• Sağlık Ocağı Hakkımız(Nihat ŞAHİN)
• KALDIĞIMIZ YERDEN DEVAM
• Allah Tamamına Erdirsin
• Nostalji Rüzgarı Devam Ediyor
• Akköyden Yükselen Ses Farkıyla Afganistan
Son Yorumlar
Teşekkürler... teşekkürler geçmiş olsun
resim resim
Mutluluklar... asker oldum vatana Aman Tertip Can Tertip
Bağlantılar;
*
*
*
*
Kategoriler
"Yaydan fırlayan ok gibidir ağızdan çıkınca bir söz.
Ve hiç geri dönmüş değildir atıldıktan sonra bir ok.
Seli başından bağlar ileriyi gören kişi.
Ve geçtiği yerleri harap eder baştan bağlanılmayan sel.
Ne tükenmez hazinesin sen ey dil ve ne devasız bir dert!.."
BİR EFSANEYİM
***BU ALANA REKLAM VER***
^^Akköyden Yükselen Ses^^
Yurttan ve dünyadan;
Flaş Videolar
Törnüklü-ce'
|
|
ŞAİR TÖRNÜKLÜLER....İŞTE BİR SOLUKTA OKUNABİLECEK VE HERKESİN KE

ÇITIMANI DEVRİLMİŞ HAYATIMIN!..
Hayatım bir ilistir gibi her yanı delik deşik Bir bakraç gözyaşı yanaklarımda yamalık kar etmez oldu Yayık gibi bir oyana bir buyana giden ömrümün üzerinde birikti kaymak misali hüzünler Ekşi gatık gibi oldu sana olan duygularım Anılarım kızgın saç üzerinde pişirilen fetir gibi yamanı verdi Öğle ağlıyorum ki; gufa doldurup, küfe boşaltır oldum Ellerimi bir eşün gibi uzatıyorum peşgonun içinde yanan ateşe,Hayallerimi arıyorum içi boş ambarın içinde Kemre gibi kokan yalnızlığı kokluyorum kömzelik deliğinden Ağıla dolmuş toklular gibi karma karışık düşünceler beynimde Oysa biçikler gibi özgür olmak ve depebuzduk atmak istiyorum Bıldır yaşadığım aşklar bir bıraksa yakamı Üşümem zemheri soğuklarında ve yanmam kevgür altında kül olmuş pelit odunları gibi Soyunmuş goğsal gibi depildim bir çuvala Atıldım mereğin en köşesine ufalanmış godüne misali Çötene türemiş kemeler gibi aranır oldum Moğzuda çürümüş talaş gibiyim Buruşturdu ağzımı göğnü diye yediğim mığrıklar Seni ebe diye görmezden gelenlere sırf inat olsun diye tırmıt gibi behledim aklıma, Seni dallara sarmış okundak gibi yapıştırdım gönlüme
Çıtımanı devrilmiş hayatımın, bir got darısı çıkmaz oldu Herkli tarlaya dikilmiş böce çalgalı gibi unutuldum Ben aslında kazığa çakılmış cablama gibi fraktı olmamalıydım Sapağı kesilmiş yollarını yürümemeliydim hayatın Yüzüme kapattı cıkrık kapı gibi kapılarını Ben helleden yapılmış omaç suratlı dostların kurbanı oldum Essah dostlara hasret kaldım essahdan Sayvan yaparken patlatırdık tükürdüğümüz nefrileri Doruk pürleri üzerinde yediğimiz çalı çilekleri birde elimize batan eşek dikenleri Ömrümün en güzel ömrümün kötü yeriydi en sevdiğim mıklık gıranı Suyu savılmış değirmenin dönmeyen çarkı gibi bekliyorum seni Bir çuval zahradan öğünlük alamadım Çertlemük ağacına tırmanan ulu böcekler gibi yeşil bir hayat süremedim Hediksiz tifile batmış kar adamı oldum Pıldırıcın bendini tıkayan benim hevesim çoktan aktı karabalık deresinden Yanan gağrik çalısından düşen çıtlak gibi düştün içime Hasretin obuza kurulmuş takildiriğin sesi gibi kulaklarımı tırmıklar oldu. Cingit çakılmış dığıllar gibi sürüklendim peşinden Yapa yalnız’ım doranı budanmış gürgenler gibi Doruk toksileri gibi padar padar olmuşum acıların içinde Yeşeremedim taflan gelekleri gibi dalın ucunda Arada bir ebcük oynadığım kırma başı geliyor aklıma Zipçi öttürmek için kestiğim yaykın dalları Kazdığımız goylakların üzerine hardamadan yaptığımız köprüler, Çamur ekmekleri, Saroğdan para ve silaha lastiklerinden araba icat ederdik Anlardık çocuk olduğumuzu Ben mahallenin en cingan çocuğu
Babamın aldığı çizgili herif kasketini unutmuyorum Unutmuyorum Sedat’ın sekiz teker BMC’sini Ellerim başımda selam durmuşum lebedirlide araba gürültüsüne Ardiyeye atılmış gangır gacak gibi anıların içinden seçtim sana olan bu duyguları Ömrümün örülmemiş pirketleri yıkıldı teker teker Mektebe giden talebeler gibi olamadım aşk okulunda Tokalak altında kalmış karga soğanı gibiyim Nacaklanmış umutlarım hayasıdı be dostum hayasıdı! Güllük ve cıbara biçen kızların orakları gibi Yeni körselenmiş alaf budayan uşakların girebileri gibi Bir vuruşta kestin kanatlarımı Ben dikenli dallarda yetişmiş ve kül aralarında depreşmiş töngel fosili gibiyim. Ben sütlü pohul diye pişirildim iki kulplu davet kazanlarında Baldıran geleğine düşmüş yağmur damlası gibi kurudum orak ayında Ezeltere diye verdikleri gağrekleri yedim yıllarca Tadın gendeme gibi damağımda dururken Kırıldım sana kırıldım el değirmeninde çekilmiş hıtır gibi Sinmece oynarken saklandığım çıtırların içinde Kıçıma batan kesekleri saymazsak Gene de özlüyorum o günleri Çocukluğumdan kalan kör ebeyim Seni arıyorum Sana yazıyorum.
Erdal KARA
(WWW.TORNUK.COM'dan alınmıştır)
|
Tarih: 12:01, 16/5/2007 Kategori: Sair Tornukluler_ |
Yorum yaz |
|
|